1) Velinin İzni

2) Mehir

3) Şahid

4) Kabul ve İcap
(12) Birinci Rükün, Nikahta Velinin İzninin Şart Oluşu!

(20) Ebu Musa el-Eşari (Radiyallahu Anh) dedi ki:

“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Velinin izni olmadan nikah yoktur!’ buyurdu.”

Ebu Davud 2085, Tirmizi 1101, Darimi 2/137, İbni Mace 1881, İbnu’l-Carud 702, İbni Hibban el-Mevarid 1243, Darekutni 3/218/4, Hâkim 2/170, Beyhaki 7/107, Ahmed 4/394, 413, Albani İrva 1839

(21) Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) üç kere:

‘Her hangi bir kadın velisinin izni olmaksızın nikahlanırsa üç kere onun nikahı batıldır! Onun nikahı batıldır!’ buyurdu.”

Ebu Avane 4037, Ebu Davud 2083, Tirmizi 1120, Darimi 2/137, İbnu’l-Carud 700, İbni Mace 1879, İbni Ebi Şeybe 3/272, Darekutni 3/221/10, Hâkim 2/168, Beyhaki 7/105, Ahmed 6/47, 165, Albani İrva 1840

(22) Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Bir kadın, velisinin iznini almadan nikahlanamaz! Eğer nikahlanırsa, o nikah batıldır; o nikah batıldır; o nikah batıldır!..’ buyurdu.”

Ebu Avane 4259, Ebu Davud 2083, Tirmizi 1102, Darimi 2/137, İbni Mace 1879, İbni Hibban 4074, İbni Ebi Şeybe 3/272, İbnu’l-Carud 700, Ahmed 6/47, 165, Albani İrva 1840
(13) Velisi Olmayanın Velisi Sultandır!

(23) Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Sultan, velisi olmayan kimsenin velisidir!’ buyurdu.”

Ebu Avane 4037, Ebu Davud 2083, Tirmizi 1102, Darimi 2/137, İbni Mace 1879, Albani İrva 1040

(24) Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Bir kadın, velisinin iznini almadan nikahlanmaz! Eğer nikahlanırsa, o nikah batıldır; o nikah batıldır; o nikah batıldır! Eğer erkek o kadına girerse (Yani cinsel ilişkide bulunursa), onun için erkeğin ona isabet etmesi sebebiyle sadece mehir vardır. Eğer anlaşmazlığa düşerlerse, sultan, velisi olmayan kimsenin velisidir!’ buyurdu.”

Ebu Avane 4259, Ebu Davud 2083, Tirmizi 1102, Darimi 2/137, İbni Mace 1879, İbni Hibban 4074, İbni Ebi Şeybe 3/272, İbnu’l-Carud 700, Ahmed 6/47, 165, Albani İrva 1840
(14) İkinci Rükün, Mehirin Vucubiyeti!

(25) Ebu Selleme bin Abdurrahman şöyle dedi:

“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in eşi Aişe (Radiyallahu Anha)’ya, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in mehiri ne kadardı? dedim.

Aişe (Radiyallahu Anha):

−Onun zevcelerine verdiği mehir on iki ûkiyye ve bir neşş idi dedi.

Sonra Aişe (Radiyallahu Anha):

−Neşş nedir biliyor musun? dedi.

Ben:

−Hayır, deyince.

O:

−Yarım ûkiyyedir, işte bunun hepsi beş yüz dirhemdir. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in zevceleri için verdiği mehir budur dedi.”

Müslim 1426/78, Ebu Davud 2105, Nesei 3347, İbni Mace 1886

(26) Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Abdurrahman bin Avf (Radiyallahu Anh)’ın üzerinde sarı boya izi görünce:

−‘Bu nedir?’ buyurdu.

Abdurrahman bin Avf (Radiyallahu Anh) cevaben dedi ki:

−Ben hurma çekirdeği ağırlığı kadar altını mehir vererek evlendim dedim...”

Buhari 5244, Müslim 1427/79, Ebu Davud 2109, Nesei 3351, Tirmizi 1933, Darimi 2/104, İbni Mace 1907, İbnu’l-Carud 715, İbni Hibban 4060, Begavi 2310, Ahmed 3/190, Albani İrva 1923

(27) Ukbe bin Amir (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“...Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Mehrin en hayırlısı, kolay olanıdır’ buyurdu.”

Hâkim 2742, Beyhaki 14332, Albani İrva 6/345

(28) Sehl bin Sa’d (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Bir kadın, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e geldi ve:

−Ya Rasulallah! Ben nefsimi sana hibe etmek için geldim dedi.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kadına bakmaya başladı. Bakışını yukarı kaldırıp doğrulttu, sonra başını aşağı indirdi. Kadın, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in kendisi hakkında bir hüküm vermediğini görünce oturdu.

Müteakiben Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in ashabından bir kimse ayağa kalktı ve:

−Ya Rasulallah! Eğer senin bu kadına ihtiyacın yoksa beni onunla evlendir dedi.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona:

−‘Mehir olarak verecek bir şeyin var mı?’ buyurdu.

O kimse:

−Hayır, vallahi ya Rasulallah! dedi.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

−‘Ailenin yanına git de bak, bir şey bulabilecek misin?’ buyurdu.

O kimse ailesinin yanına gitti, sonra dönüp geldi ve:

−Hayır, vallahi ya Rasulallah! Hiçbir şey bulamadım dedi.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

−‘Haydi, bak demirden bir yüzük olsun bul’ buyurdu.

O kimse gitti ve dönüp geldi ve:

−Hayır, ya Rasulallah! Demirden bir yüzük de bulamadım. Ancak şu izarım vardır dedi.

Sehl bin Sa’d (Radiyallahu Anh):

−Onun ridası da yoktu dedi. Bunun yarısı onun olsun dedi.

Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

−‘İzarınla ne yapabilirsin, onu sen giyersen kadının üzerinde ondan bir şey bulunmaz, açık kalır, kadın giyerse, senin üzerinde ondan bir şey kalmaz, sen çıplak kalırsın’ buyurdu.

O kimse bulunduğu yere oturdu ve oturuşu uzunca oldu. Sonra kalktı arkasını dönüp gitti.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onun arkasını dönüp gittiğini gördü de çağırılmasını emretti.

Adam geldiği zaman Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

−‘Kur’an’dan beraberinde neler vardır?’ buyurdu.

O kimse:

−Şu sureler, şu sureler, şu surelerdir dedi ve ezbere bildiği sureleri saydı.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona:

−‘Sen bu sureleri ezbere okuyabiliyor musun?’ buyurdu.

O kimse:

−Evet, okuyabiliyorum dedi.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

−‘Öyle ise git Kur’an’dan ezberindeki surelerle seni bu kadına malik yaptım’ buyurdu.”

İzar: Belden aşağı örten ihram.

Rida: Belden yukarısını örten ihram.

Buhari 5124, Müslim 1425/76, Malik 2/526, Ebu Davud 2111, Nesei 3339, Tirmizi 1114, Darimi 2/142, Tabarani Mucemu’l-Kebir 5750, İbnu’l-Carud 716, İbni Hibban 4093, Begavi 2302, Albani İrva 1925
(15) Mehir Tayin Etmeden Nikahlanıp, Cimadan Önce Ölen Kimsenin Eşiyle İlgili Hüküm

(29) Abdullah ibni Mesud (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Abdullah’a bir topluluk geldi de:

−Bizden bir erkek bir kadınla evlendi. Bu kimse kadına bir mehir tayin etmeden ve kadınla cima etmeden öldü? dediler.

Abdullah ibni Mesud (Radiyallahu Anh):

−Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i kaybedip ondan ayrıldığımdan beri bana bundan daha şiddetli bir soru sorulmadı, bu hususta benden başkasına gidin dedi. O topluluk bu meselede Abdullah ibni Mesud (Radiyallahu Anh)’ya bir ay gidip geldiler.

Sonunda ona:

−Biz bunu sana sormaz isek kime sorarız! Sen ise bu beldede Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in en değerli sahabelerindensin; biz senden gayrını bulamıyoruz! dediler.

Abdullah ibni Mesud (Radiyallahu Anh):

−Bu meselede görüşümün imkânı nispetinde bir şey söyleyeceğim. Söyleyeceğim şey eğer doğru olursa, şüphesiz o şeriki olmayan Allah’tandır ancak! Eğer o hata olursa, o benden ve şeytandandır! Allah ve Rasulü o sözden beridir. O kadın hakkındaki görüşüm:

−O kendi gibi kadınların aldığı mehiri alır; onların aldığı mehirden fazla ve noksan almaz! Onun için ölen kocasından miras ve dört ay on gün iddet beklemek vardır! dedi.

Ravi dedi ki:

−Bu olay, Eşca’ kabilesinden bir takım insanların işittiği bir mecliste olmuştu. O kimseler ayağa kalktılar ve:

−Şahitlik ederiz ki sen, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in bizden Berva’ binti Vâşik denilen bir kadın hakkında verdiği hükmün benzeri hüküm verdin dediler.

Ravi dedi ki:

−İslam’ının dışında Abdullah ibni Mesud (Radiyallahu Anh)’ın o gün sevindiği gibi sevindiği görülmemiştir.”

Nesei 3358, Ebu Davud 2114, 2115, 2116, Tirmizi 1153, Darimi 2/155, İbni Mace 1891, İbnu’l-Carud 718, İbni Hibban el-Mevarid 1263, Beyhaki 7/245, Ahmed 4/279, Albani İrva 1939, 1937
(16) Üçüncü Rükün, Şahitsiz Nikah Yoktur!

(30) Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Velisiz ve iki adil şahitsiz nikah yoktur! Bunun gayrı üzere kıyılan nikah ise, o batıldır! Eğer taraflar aralarında anlaşmazlığa düşerlerse, sultan, velisi olmayan kimsenin velisidir!’ buyurdu.”

İbni Hibban 4075, Tabarani Mucemu’l-Evsad 9287, 6923, Darekutni 3/226, 227, Beyhaki 7/125, Albani İrva 1858
(17) Dördüncü Rükün, Kabul ve İcap

(31) Sehl bin Sa’d (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Bir kadın, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e geldi ve:

−Ya Rasulallah! Ben kendimi sana hibe ettim dedi.

Müteakiben bir adam:

−Ya Rasulallah! Bu kadını benimle evlendir dedi.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

−‘Kur’an’dan bildiğin sureleri ona öğretmen karşılığı bu kadını seninle evlendirdim’ buyurdu.”

Buhari 2140
(18) Nikah Kıyarken Hutbetu’l-Hacenin Vucubiyeti!

(32) Abdullah ibni Mesud (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize, namazda teşehhüt hutbesini ve ihtiyaç hutbesini öğretti. Namazdaki teşehhüt hutbesi:

‘Ettahiyyatu Lillahi Vessalavatu Vettayyibatu. Esselamu Aleyke Eyyuhennebiyyu ve Rahmetullahi ve Berekatuhu. Esselamu Aleyna ve Ala İbadillahissalihin. Eşhedü Ella İlahe İllallah ve Eşhedü Enne Muhammeden Abduhu ve Resuluh’ şeklindedir. İhtiyaç hutbesi ise şöyledir:

بِسْمِ اللهِ الرَّحمن الرَّحِيم

إِنَّ الْحَمْدَ ِللهِ نَحْمَدُهُ وَنَسْتَعِينُهُ وَنَسْتَغْفِرُهُ وَنَعُوذُ بِاللهِ مِنْ شُرُورِ أَنْفُسِناَ وَمِنْ سَيِّئاَتِ أَعْمَالِناَ، مَنْ يَهْدِهِ اللهُ فَلاَ مُضِلَّ لَهُ وَمَنْ يُضْلِلْ فَلاَ هاَدِيَ لَهُ وَأَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ، وَأَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ

ياَ أَيُّهاَ الَّذِينَ آمَنُوا اتَّقُوا اللهَ حَقَّ تُقاَتِهِ وَلاَ تَمُوتُنَّ إِلاَّ وَأَنْتُمْ مُسْلِمُونَ

ياَأَيُّهاَ الناَّسُ اتَّقُوا رَبَّكُمُ الَّذِي خَلَقَكُمْ مِنْ نَفْسٍ واَحِدَةٍ وَخَلَقَ مِنْهاَ زَوْجَهاَ وَبَثَّ مِنْهُماَ رِجاَلاً كَثِيراً وَنِساَءً وَاتَّقُوا اللهَ الَّذِي تَساَءَلُونَ بِهِ وَالأَرْحاَمَ إِنَّ اللهَ كاَنَ عَلَيْكُمْ رَقِيباً

ياَأَيُّهاَ الَّذِينَ آمَنُوا اتَّقُوا اللهَ وَقُولُوا قَوْلاً سَدِيداً يُصْلِحْ لَكُمْ أَعْماَلَكُمْ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ وَمَنْ يُطِعِ اللهَ وَرَسُولَهُ فَقَدْ فاَزَ فَوْزاً عَظِيماً

أَمَّا بَعْدُ: فَإِنَّ أَصْدَقَ الْحَدِيثِ كِتَابُ اللهِ وَخَيْرَ الْهَدْيِ هَدْيُ مُحَمَّدٍ صلي الله عليه وسلم وَشَرَّ الأُمُورِ مُحْدَثَاتُهَا وَكُلَّ مُحْدَثَةٍ بِدْعَةٌ وَكُلَّ بِدْعَةٍ ضَلاَلَةٌ وَكُلَّ ضَلاَلَةٍ فِي النَّارِ

Şüphesiz hamd Allah’a aittir. O’na hamd eder, O’ndan yardım ve mağfiret dileriz. Nefislerimizin şerrinden, amellerimizin kötülerinden O’na sığınırız. Allah kimi hidayete erdirirse onu saptıracak yoktur, kimi de saptırırsa onu hidayete erdirecek yoktur!

Allah’tan başka ilah olmadığına şehadet ederim. O tektir ve ortağı yoktur. Yine Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in O’nun kulu ve Rasulü olduğuna şehadet ederim.

“Ey iman edenler! Allah’tan sakınılması gerektiği gibi sakının ve ancak Müslümanlar olarak ölün!”

Al-i İmran 102

“Ey insanlar! Sizi tek bir nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan ve ikisinden birçok erkekler ve kadınlar üretip yayan Rabbinizden korkun! Adını kullanarak birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah’tan ve akrabalık haklarına riayetsizlikten de sakının! Şüphesiz Allah, üzerinizde gözetleyicidir.”

Nisa 1

“Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve doğru söz söyleyin ki, Allah işlerinizi düzeltsin ve günahlarınızı bağışlasın! Kim, Allah ve Rasulüne itaat ederse büyük bir kurtuluşa ermiş olur.”

Ahzab 70, 71

Bundan sonra: Sözlerin en doğrusu Allah’ın Kitabıdır, yolların en hayırlısı Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yoludur. İşlerin en şerlisi muhdes olanlardır! Dine sonradan sokulan her şey bid’attır, her bid’at dalalettir, her dalalet ateştedir!

Müslim 867, Nesei 3/188
(19) Nikahı Başkasının Kıyması!

(33) Mugire bin Şube şöyle dedi:

“Mugire bin Şube amcasının kızı olan bir kadını istedi. Mugire o kadına veli olmada insanların en yakını olduğu halde, başka bir kimseye emretti de adam Mugireyi kadınla evlendirdi.”

Buhari 5224
(20) Nikahı İlan Etmek!

(34) Muhammed bin Hatib (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Nikahta helâl ile haram arasındaki fasıla def ve ses ile duyurmaktır!’ buyurdu.”

Nesei 3369, Tirmizi 1094, İbni Mace 1896
(21) Velime Yemeği

(35) Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Abdurrahman bin Avf (Radiyallahu Anh)’ın üzerinde sarı boya izi görünce:

−‘Bu nedir?’ buyurdu.

Abdurrahman bin Avf (Radiyallahu Anh):

−Ben, hurma çekirdeği ağırlığı kadar altını mehir vererek evlendim dedim.

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

−‘Bârekellahu Leke, Bir koyunla da olsa velîme yap!’ buyurdu.”

Buhari 5244, Müslim 1427/79, Tirmizi 1094, Darimi 2/143, İbni Mace 1907, Begavi 2309
(22) Velime Yemeği Zifafın Akabinde Üçüncü Gündedir

(36) Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Hayber ile Medine arasında üç gün ikamet etti. Bu müddet içinde Safiye ile zifafa girdi. Akabinde ben Müslümanları Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in velimesine davet ettim. Bu velimede ekmek de et de yoktu! Tabaklanmış deri sofraların yayılması emredildi. Ona hurma, kuru yoğurt ve tereyağı kondu...”

Buhari 5176
(23) Velime Davetine İcabet Etmek

(37) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Sizden biri velimeye davet edildiği vakit, ona icabet etsin!’ buyurdu.”

Buhari 5258, Müslim 1429/96, Malik 2/546/49, Ebu Davud 3736, 3737, Tirmizi 1098, İbni Hibban 5294, Begavi 2318, Ahmed 4730, 4949
(24) Düğünde Kadınların Eğlenip Def Çalması

(38) Rubeyy binti Muavviz (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

“Ben gelin olduğum günün kuşluk vaktinde Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) benim düğün günümde geldi ve senin benimle oturduğun gibi benim döşeğimin üzerine oturdu. O sırada bazı kızlarımız def çalıyor ve babalarından Bedir’de öldürülen kimseleri güzel sıfatlarını zikredip sena ediyorlardı.

Nihayet onlardan biri:

İçimizde yarın ne olacağını bilen bir Nebi var dedi.

Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

−‘Böyle söyleme! Önceki söylediğin sözleri söyle!’ buyurdu.”

Buhari 3748, 5147, Tirmizi 1090, Beyhaki 7/ 288, Ahmed 6/359, 360 Albani Zifaf 94

(39) Urve şöyle dedi:

“Aişe (Radiyallahu Anha) bir kadını Ensar’dan bir adamla evlendirmişti.

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

−‘Ya Aişe! Beraberinizde lehv eğlence yok mu? Çünkü Ensar lehvden hoşlanır’ buyurdu.”

Buhari 5249, İbni Hibban 5875, Hâkim 2749, Beyhaki 7/288
(25) Evlenen Kimseye Dua Etmek

(40) el-Hasan şöyle dedi:

“Akîl bin Ebi Talib Cuşm oğullarından bir kadınla evlendiğinde ona:

‘Birrefâi ve’l-Benin’ diye dua edilmişti. Akîl buna itiraz ederek, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in:

−‘Bârekellahu Fikum ve Bâreke Lekum’ diye dua ettiği gibi dua edin dedi.”

Nesei 3371, Darimi 2/132, İbni Mace 1906, İbnu’s-Sünni 602, Abdurrezzak 10457, Ahmed 1739

(41) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) evlenenlere aralarında ülfet olması için dua ettiğinde:

‘Bârekellahu Lekum ve Bâreke Aleykum ve Cemea Beynekuma Fî Hayrin’ diye dua ederdi.”

İbni Mace 1905, Ebu Davud 2130, Tirmizi 1091, Darimi 2/134, Said bin Mensur 522, Hâkim 2/183, Beyhaki 7/148, İbnu’s-Sünni 604, Ahmed 2/38, Albani Zifaf 174, 175
(26) Nikahta Şart Koşmak

(42) Ukbe bin Amir (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Yerine getirmeniz gereken şartların en haklısı, kendisi ile fercleri helâl kılmak istediğiniz şarttır!’ buyurdu.”

Buhari 2543, Müslim 1418/63, Ebu Davud 2139, Nesei 3281, Tirmizi 1127, Darimi 2/143, İbni Mace 1954, İbni Ebi Şeybe 3/326/3, Ebu Yağla 1754, Beyhaki 7/248, Begavi 2270, Ahmed 4/144, 150

(43) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Hiçbir kadın din kardeşi diğer kadının çanağındaki boşalsın ve kendisi nikahlansın diye onun erkek tarafından boşanmasını isteyemez! Çünkü ona da takdir olunan vardır!’ buyurdu.”

İbni Hibban 4069, Malik 2/900, Buhari 6493, Müslim 1413/51, 53, Ebu Davud 2176, Nesei 3239, Humeydi 1026, İbnu’l-Carud 677, Said bin Mensur 654, Begavi 2271, Ahmed 2/238, 274, 487

(44) Abdullah ibni Mesud (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Kadın kardeşinin boşanmasını şart olarak koşamaz! dedi.”

Buhari 5242
(27) Nikahı Haram Olan Kadınlar!

(45) Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

“Size (şunlarla evlenmeniz) haram kılındı:

1) Analarınız,

2) Kızlarınız,

3) Kız kardeşleriniz,

4) Halalarınız,

5) Teyzeleriniz,

6) Erkek kardeşlerinizin kızları,

7) Kız kardeşlerinizin kızları,

8) Sizi emziren sütanneleriniz,

9) Sütkardeşleriniz,

10) Karılarınızın anneleri,

11) Birleştiğiniz karılarınızdan olup evlerinizde bulunan üvey kızlarınız eğer onlarla henüz birleşmemiş iseniz (kızlarını almaktan dolayı) üzerinize bir günah yoktur,

12) Kendi sulbünüzden gelen oğullarınızın karıları,

13) İki kız kardeşi bir arada almanız! Ancak geçmişte olan hariç. Şüphesiz Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir.”

Nisa 23

(46) Feyruz ed-Deylemi (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e geldim ve:

−Ya Rasulallah! Ben Müslüman oldum; nikahım altında iki tane kız kardeş var! dedim.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

−‘Onlardan hangisi dilersen onu boşa!’ buyurdu.”

İbni Mace 1950, 1951, Ebu Davud 2243, Tirmizi 1129, İbni Hibban Mevarid 1276, Darekutni 3/273, Beyhaki 7/184, Ahmed 4/232, Albani İrva 6/334

(47) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Bir kadın, halası ile bir nikahta cem edilmez; bir kadın teyzesi ile bir nikahta cem edilmez!’ buyurdu.”

Buhari 5205, Müslim 1408/33, Malik 2/532/20, Nesei 3288, Ahmed 2/462, Albani İrva 1882


سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ