Sponsor Reklam-5
5 sonuçtan 1 ile 5 arası
Ağaç Şeklinde Aç1Beğeni
  • 1 gönderen lacivert24

Konu: Bir Hüzün Biriktirip Gözlerimde, Bekliyorum

  1. #1
    Status
    Offline
    lacivert24 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    Üyelik tarihi
    02.07.2013
    Yer
    DEFİNE İŞARETLERİ UZMANI
    Yaş
    60
    Mesajlar
    128
    Tecrübe Puanı
    15
    OTOMATİK REKLAM

    Standart Bir Hüzün Biriktirip Gözlerimde, Bekliyorum

    Bir Hüzün Biriktirip Gözlerimde, Bekliyorum
    Yüreğime ne içirilmiş benim? Hangi sevgi konulmuş? Neye tutsağım ben… Yaşam gayem ne? Adımlarım hangi yöne? V e umutlarım, hayallerim nelere dair…
    Ben kimim? Ve şu akıp giden insan seli, bir an dahi durmayan zaman nereye gidiyor?
    Bunca insan ne için yaşıyor ve ne için ölüyor?
    Yetiyor mu onlara yanlarındaki kitaplar? Kendi kafalarına göre yaşamalar mutmain ediyor mu yüreklerini...
    Allah’tan daha çok mu merhametliler kendilerine karşı?
    Ya Tur düşüverirse üzerlerine. İsyan ettik demelerine karşı, ya azab olunuverirlerse...
    Buzağı mı? O hala yüreklerinde mi saklı?
    Oysa, Mısır’a bırakmamışlar mıydı onu? Ve azgın sulara gömmemişler miydi, Firavunla beraber...
    Öyleyse nereden çıktı bu isyan…
    Bu buzağı tutkusu da ne?
    Ne kadar da nankör insan…
    Peki ya sen? Peki ya siz?...
    Ne sevgisi içirilmiş yüreklerinize? Hayatta kalma mücadeleniz ne için... Sizi Rabbiniz’den ayıran şu duvarlar ne kadar da basit. Dünya mı dediniz? Rahat yaşam, mal tutkusu, uzun emel, öyle mi?
    Yürekleriniz bunlar için mi atıyor yani? Ve uykularınız bu yüzden mi rahat ve uzun…
    Oysa bakın, bir kitap var önünüzde. Ve bir de hayat… Ne zaman ve nerede biteceği belli değil üstelik…
    Sizi yaratanın size acıyıp merhamet etmesi bu. Asıl rahat yaşamı bulmanız için bir kılavuz…
    Ne olur bırakmayın onu. Başka kitaplarla kandırmayın ruhunuzu. Ve öldürmeyin o nuru size ulaştıran nurları. Öldürmeyin, size merhametle yaklaşan Musa’ları, Yahya’ları…
    Gazâbı çekmeyin üzerinize, Rabbinizi kızdırmayın ne olur.
    Turları kaldırtmayın, tufanları, denizleri kabartmayın.
    Temizleyin yüreklerinizi… İnkârınıza, isyanınıza karşı yüreğinize içirilen sahte sevgilerden, itaatle temizleyin; samimiyetle, tövbeyle, yakarmayla… Gözyaşıyla arındırın…
    Pişmanlığınıza karşı, bir hediye gibi sunulsun size takva. Örtünüz olsun, can yeleğiniz… Yüreğiniz sadece Rabbiniz için atsın. O’nun sevgisi içirilsin yüreklerinize.
    İşitmek için samimi çabanız, itaate sürüklesin sizi. İçten yakarışlarınız, “ihdinas-sıratel müstakim” dualarınız, “ey kalpleri evirip-çeviren Rabbim” nidalarınız duyulsun geceleri.
    Ve yaptıklarınıza karşılık, Cennet’ler, selam diyen melekler beklesin sizi...
    Peki ya ben, ya benim yüreğim… Ne sevgisi içirilmiş bana? Hangi sevgiyi yudumlamışım? Zehir mi yoksa şifa mı? Azap mı yoksa rahmet mi yüreğimdeki?
    Küçüklüğümden beri beni sarıp-kuşatan, hayat gayem, yaşama sevincim… Hayallerim, hüzün ve umutlarım…
    Geriye doğru kayıyor bakışlarım. Küçüklüğüme doğru gidiyor. Bir tohum görüyorum yüreğimde. Ne zaman atıldı bilemiyorum. Büyüdüğünü görüyorum sadece. Yavaş yavaş. Belki de hızlı hiç farkında olmadan. Sarıyor, kuşatıyor tüm yüreğimi. Hücrelerime yayılıyor tohum. Yudum yudum içiyor bedenim.
    Bilmiyorum, nereden giriyor yüreğime. Ama şunu biliyorum, bir ayrıcalık bu, bir rahmet, büyük bir lütuf…
    Bunun şükrünü nasıl öderim Rabbim? Nasıl lâyık olurum bu lütfa?
    Bunca insan, yüreklerine içirdikleri sahte sevdalarla avunurken, feci âkibetlerine yol alırken duyarsız, ben bana sunulan bu kıymetli hazineyi nasıl korurum Rabbim?
    Bunca Müslüman, yüreklerini saklarken bu aşktan, dağları, kardeşlerini, zulümleri görmezden gelirken, yüreğimdeki bu acı, bu sevda beni Sana yaklaştırıyor Rabbim…
    İmanları ne feci, ne korkunç şeyler emrediyor kimilerine; oturmayı, susmayı ve korkmayı emrediyor hainlerden.
    Oysa benim imanım, yürümeyi, haykırmayı ve cesareti emrediyor alabidiğine.
    Ve yüreğime işleyen şu sevda, yudum yudum içirilen şu aşk, oturtmuyor beni. Geceleri uyutmuyor…
    Dua oluyor kimi zaman, kimi zaman gözyaşı…
    Dağların esintisi dokunuyor yüreğime. Yüreklerine aynı aşk içirilen yiğitler kuvvet oluyor, destek oluyor dualarıma…
    Kitabı inkâr edip, peygamberi öldürenlerin torunlarına, öfke oluyor, kavga oluyor sevdam.
    İsyan ettik diyenlere, azap oluyor, lanet oluyor duam…
    Gözlerime bir hüznü biriktirip, yüreğime içirilen sevdayı bekliyorum şimdi.
    Yol uzun, yol zor…
    Azıksız varılmaz menzile, susuz hiç…
    Yolculara bakıyorum ümitsizce; yüreklerine içirdiklerine. Ve kendilerini avuttukları, ölümsüz sandıkları cesetlere…
    Sonra, yüreklerine şehadet içirilmiş yiğitlere kayıyor gözlerim. Bir neslin kurtuluşunu görüyorum onlarda. Ve Rabbim’in hoşnutluğunu…
    Yol uzun, yol zor…
    Takva’yı alıyorun azık olarak…
    Yüreğime içirilen şehadet, yol boyunca beni susuz bırakmayacak.
    Ve hamdı alıyorum yanıma, şükrü…
    Bir istiğfar dolayarak dilime, secdelere tutunuyorum.
    Şehadet tutkusu içirilen yüreğime, bir gün konacak şehadet…
    Bunu biliyorum…

    farukmesut bunu beğendi.

  2. #2
    Status
    Offline
    Harbici - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kıdemli Defineci
    Üyelik tarihi
    28.06.2013
    Yer
    DEFİNE İŞARETLERİ UZMANI
    Mesajlar
    254
    Tecrübe Puanı
    15
    OTOMATİK REKLAM

    Standart

    ustam şu yazdığınız yazı ve buna benzer yazılar; şunlarda ki hissiyatın, şunlardaki kalbin, şunlarda betimlenmiş düşüncelerin, ve allah korkusunun yüzde 10 unu hisseden adam hakiki bir derviş olurdu. bizi bu dünya sarmaşık gibi sardı. kendinin esiri oyuncağı etti. manevi anlamı yitirip maddi anlamları aklımızın tek odağı yaptı. yani biz dünyaya , zalim nefse, ihtişama ve paraya, yenildik mi ne?

    abi senden bir ricam var. benim sigara alışkanlığım var. dünyanın düzeninden koparamıdığım bir bağım var. şu an hiç uygun bulmasamda bankalar ile olan bir irtibatım var. bunlardanda öte allah korkusunu ve yalan dünyanın oyalanmalarını ve heveslerini, içimizden alıp manevi anlam ve hallere yaklaştıracak bir reçete yokmu?

    bu reçeteyi hakiki mürşidi kamil şeyhler den mi istemek gerekir? istemeye karşılarına çıkacak yüzümüz de yoksa ne yapmak gerekir?


    insanın manevi anlamda daha olgunlaşması için yada maneviyata biraz daha yakın durmasını sağlayacak bir dua bir formul yokmu? peygamberimizin bu konularda bir hadisi yada sünneti seniyesi yokmudur? :emoticon:

  3. #3
    Status
    Offline
    Harbici - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kıdemli Defineci
    Üyelik tarihi
    28.06.2013
    Yer
    DEFİNE İŞARETLERİ UZMANI
    Mesajlar
    254
    Tecrübe Puanı
    15
    OTOMATİK REKLAM

    Standart

    desen ki senin gibi acziyet halindeki şaşkınların, tek reçetesi allahı zikir etmektir. bizde o da mı yok? vay halimize vay. ama nasıl olacak bu kurtuluş? şeytanın ve zalim nefisin oyuncağı olduysak nasıl onların zülmünden kurtuluruz? lütfen bilenden bir akıl...

  4. #4
    Status
    Offline
    lacivert24 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    Üyelik tarihi
    02.07.2013
    Yer
    DEFİNE İŞARETLERİ UZMANI
    Yaş
    60
    Mesajlar
    128
    Tecrübe Puanı
    15
    OTOMATİK REKLAM

    Standart

    Kıymetli dostum bizlerde sizin gibi sigara alışkanlığından paçamızı kurtarabilmiş değiliz bir kaç denemelerim olduysada tekrar başladık hiç değilse benim yaptığım gibi kendinizi şartlandırıp günde beş taneyi geçmemeye çalışın mevlam kurtarsın inşAllah sevgili dostum nefisle mücadelemiz son nefesimize kadar devam edecektir imtihan gereği bu nefis nimetiyle yaşamak durumundayız nimet diyorum çünkü insanı değerli kılan meleklerden üstün yapan nefis olgusudur ama taşıyabilene kıymetini bilene onu dizginleyebilene acizane biz diyoruzki insan nefsine hakim olabildiği nisbette insandır tasavvuf ehli nice insanlar nefislerine yenik düşüp sapıtmış ve perişan olmuşlardır mevzuyla ilgili bir başka konu açılmasını uygun buldum buradan devam etmek okuyucuyu sıkacağını düşünüyorum mevlam cümlemizi nefsinin arzularına yenik düşmekten muhafaza eylesin inşAllah...

    Yaratılmadın boşuna bil,
    Var nefsinde günahlara karşı meyîl,
    Sığın tövbe istiğfarlarla Rabbine,
    İçten,samimi bir rukûa eğil.....

    Allah adına en temel ihtiyaçlarına bile dur diyebilen bir irade disiplini, kişiyi arzuların kölesi olmaktan kurtaracak bir iç direnişe hazırlamaktadır. İyi düşünülürse bunun, kişiyi kendisinin efendisi olmaya doğru götüren çok önemli bir eğitim olduğu anlaşılacaktır. Bu eğitim, rastgele bir hayat tarzından, bilinçli bir yaşama iradesine sıçrayış eğitimi demektir. Esen rüzgâra göre hareket eden hafif meşreplilikten kurtulup, gideceği yeri kendisi tayin edebilen bilinçli bir karakteri kuşanmaktır.

  5. #5
    Status
    Offline
    aga_0074 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Öğretici Defineci
    Üyelik tarihi
    20.04.2008
    Yer
    DİYARBAKIR_AMED
    Mesajlar
    4.878
    Tecrübe Puanı
    360
    OTOMATİK REKLAM

    Standart

    senin şu makalelerine hastayımm dostum...allah razı olsun senden
    **İNANCA SAYGI DÜŞÜNCEYE ÖZGÜRLÜK**

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Abdülbaki Kömür – Bosnada Hüzün Akşamı
    By Radmin in forum İLAHİ SÖZLERİ
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 27.05.2014, 23:12
  2. çok değerli yorumlarınızı bekliyorum arkadaşlar
    By mavili_ege in forum RESİMLİ DEFİNE İŞARETLERİNİZE YORUMLAR
    Cevaplar: 8
    Son Mesaj: 02.03.2014, 04:01
  3. Resime YOrum bekliyorum
    By lionteam in forum RESİMLİ DEFİNE İŞARETLERİNİZE YORUMLAR
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 24.01.2014, 21:44
  4. yorumlarınızı bekliyorum ..
    By karakedi in forum EŞKİYA BELGELERİ
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 10.05.2013, 21:57
  5. ok işareti yorumlarınızı bekliyorum
    By karagün in forum RESİMLİ DEFİNE İŞARETLERİNİZE YORUMLAR
    Cevaplar: 23
    Son Mesaj: 06.02.2013, 22:10

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

RSS RSS 2.0 XML MAP HTML SiteMap

Define İşaretleri

Evde Ek İş İlanları