burda anladığım kadarıyla yanlış yönlendirme olmasın benim anladığım kadarı ile sadece hanefi meshebi için geçerli heralde..ama yinede bilir kişilere sormakta fayda var derim..
Hanefîlere göre bir kimse, kendi
parasıyla alıp sevâbını ölmüş bir
yakınına veya herhangi bir mü’min
kardeşine bağışlamak üzere bayram
günlerinde veya sair günlerde kurban
kesebilir. Kişi, kestiği bu kurbanın etinden kendisi yiyebildiği gibi,
başkalarına da verebilir. Zira kendi
kurbanı gibi hüküm alır, sevabı da
bağışlanana gider.Fakat bir kimse vefât
eden kişinin, irtihâlinden önceki emri
ile,vasiyyeti ile onun adına keseceği kurbanın etinden yiyemez. Zira bu, adak
hükmündedir, kesen ve yakını yiyemez.
Bunu tam olarak tasadduk etmesi
gerekir.
Hâsılı, ebedî âleme göç etmiş
mü’minler adına da nafile olarak kurban
kesilebilir, sevâbı onlara bağışlanabilir.
Bunun da bayram günü, yahut da
öncesinde kesilmesi hususunda bir ayrı
hüküm yoktur. Her zaman kesilebilir. Ancak vefat etmiş bir Müslümanın
vasiyeti üzere kesilecek kurbanın
mekanla ilgisi yoksa da zamanla ilgisi
vardır. Zira bu udhiyye olarak
kesilmekte ve sevabı vasiyet eden
kimseye ait olmaktadır. Bu sebeple Kurban Bayramı günlerinde kesilmesi
icabeder.Bu mes’elenin belgesini teşkil
eden bir hadis-i şerif’te şöyle
açıklanmaktadır. Hz. Ali (R.a)
Peygamber (s.a.v.)’in ahirete göç
etmesinden sonra Kurban Bayramı’nda iki tane kurban kesmiş. Bunu gören
Haneş (R.a), bu ikinci kurban nedir diye
sormuş. Hz. Ali, “Resûlüllah (s.a.v.)
vefatından sonra bana, kendisi için
kurban kesmemi vasiyet etmişti; işte
ben onu kesiyorum” cevabını verdi.