bu alim,zat,veli olan akşemseddin hz leri mikrobu ilk keşfedendir..ve fatih sultan mehmed han hzlerinin hocasıdır..ıstanbul bu zatın yardımı ile feth edildi..
Asil adi ,Seyh Mehmed Semseddin Bin
Hâmzâ´dir Göynük´lü olarak söhret
buldu.
Seyh Sehabüddin Sühreverdî soyundan
gelmektedir. Ilk ögretimini Amasya´da yapti. Daha
sonra Sam´da ilim tahsil etti. Kendini
tamamen ilme verdi.Son derece zeki ve
kabiliyetliydi. Kendini yetistirdi.
Osmancik Medresesine müderris
(profesör)oldu. Bir cok talebe yetistirdi. Büyük
bir hürmet ve îtibar gördü. Bu arada
icini merak sardi, tasavvufa yöneldi.
Haci
Bayram-i Velî´ye talebe olmak
üzereAnkara´ya gitti. O nun carsi pazar dolastigini,
kücük islerle mesgûl oldugunu görerek
talebe olmaktan vaz gecti. Daha sonra
Halep´e
yöneldi. Orada yasamakta olan Seyh
Zeynüddin adindaki ünlü veliye intisap eedecekti.
Fakat o gece gördügü rüya üzerine
Ankara´ya geri döndü ve Haci Bayram
Velî´ye mürid oldu.
Kisa bir süre Beypazar´i ve Iskilip´te
oturdu. Daha sonra Göynük´de ders vermeye basladi.
Haci Bayram Velî´nin tavsiyesiyle Ikinci
Sultan Murad onu Fâtih´e lala olarak
getirtti.
Böylece Fâtih´in hocasi oldu. “ISTANBU`LUN FETHINI BU COCUKLA BU
ADAM GÖRECEKTIR”
Sultan Murad bir gün Haci Bayram Velî
´yi ziyarete geldi. Yaninda oglu
Mehmed
(gelecegin Fâtih´´i)de vardi.Henüz dört yasindaydi. Velî´nin ellerini öptüler.
Sohbet sirasinda Sultan Ikinci Murad:
-Efendim! ALLAH´in izni, erenlerin
himmetiyle Istanbul´u almak,
Islâm nuruyla aydinlatmak istiyorum.
Kiliseleri câmiye cevirip can sesleri yerine ezan seslerini
cinlatmak emelindeyim.
Dua buyurun da ALLAH muvaffak etsin.
Haci Bayram Velî, padisaha su cevabi
verdi:
-ALLAH ömrünüzü ve devletinizi uzun etsin. Amma Istanbul´un
alindigini ne sen göreceksin ne de ben.
Daha sonra da Aksemseddin´le kücük
Mehmed´i göstererek:
-Bu cocuk ve cu adam görürler, dedi. Velî´nin dedigi, 1453 yilinda gerceklesti.
Zamanin Padisahi Istanbul´u fethetmek
icin yola cikti.Yaninda Anadolu
evliyalari da vardi. Aksemseddin de
bunlar arasindaydi.
Kusatma basladi. Ama aradan günler gectigi halde sonuc alamiyorlardi.
Sultan Mehmet,
veziri Ahmed Pasa´yi Aksemseddin´e
gönderdi. Duasini istedi. Fethin
gerceklesip
gerceklesmiyecegini sordurdu. Aksemseddin, Topkapi tarafini
göstererek, askerimizin
Istanbul´a oradan girecegini söyledi.
Padisah buna cok sevindi. Var gücüyle
surlara hücüma kalkti. Tekrar
Aksemsiddin´e haber gönderdi.Bu defa Aksemseddin
kerametini su sekilde gösterdi:
-Mayis´in 29´unda sabahleyin hücüm
yapilirsa ALLAh´in yardimiyla Istanbul
fethedilecektir.
O gün gelince askerler abdest aldi, günahlarina tevbe ve ALLAH´a dua
ettiler.Tekbir sesleriyle hücûma gecildi.
Ve Istanbul, Aksemseddin´in haber
verdigi
gibi feth olundu.Yine haber verdigi gibi
Topkapi´dan sehre girildi Fâtih sevincinden yerinde duramiyordu.
Yanindakilere:
-Sanmayin ki, sevincim, sadece Istanbul
´un fethi icindir. Ben Aksemseddin gibi
azîz birinin yanimda bulunmasina
seviniyorum; diyordu . Fetih ordusu Istanbul´a giriyordu.
Padisah ak atina binmisti. Cok sevdigi
hocasi
Aksemseddin de yanindaydi. Yerli halk
yollar doldurmustu. Fatih Sultan
Mehmed cok genc oldugu icin herkez Aksemseddin´i
padisah saniyordu. Ona buket buket
cicek veriyorlardi.
Aksemseddin genc padisahi göstererek:
-Sultan Mehmed ben degilim odur, dedi.
Padisah da: -Gidiniz, yine ona gidiniz. Sultan
Mehmed benim , ama o benim
hocamdir.
Sehrin manevi fatihidir.
Bir müddet sonra Aksemseddin bir
kerametle büyük sahabî Ebû Eyyûb-il Ensârî´nin kabrini
buldu.Oraya türbe ve câmi yapildi.
Bugün Eyüp camii adiyla anilir.Fâtih,
Aksemseddin´nin
yaninda kalmasini istedi, hatta israr etti.
Buna ragmen o Göynük´e gitti. Orada kendini ilmî calismalara verdi.
Haci Bayram Velî ölünce onun
tarikatinin Melâmîlik
kolunu yürüttü. 1459´da orada vefat
etti.
İstanbul'un manevi Fatihi,büyük alim,
üstad, hekim ve veli Akşemseddin
hz.leri,Fatih Sultan Mehmet Han hz.lerinin
hocasıdır. 1390'da Şamda doğu 1460'da
Göynükte vefat etti.Hacı Bayramı Velinin
talebelerinden olan Akşemseddin Hz.lerinin Risaletünnuriyye ve Maddetül
hayat adlı kitapları vardır.Akşemseddin
Hz.leri bu kitaplarında ;"Hastalıkların
insandan insana canlı varlıklar vasıtasıyla
geçmektedir."diyerek, mikropların
varlığını ilk defa keşfeden islam alimidir. Hacı Bayramı veli, ehli hal bir kişiydi,
Akşemseddin Efendi de onun talebesiydi.
Vefatı yaklaşınca,Hacı Bayramı Velinin,
Buyurdu;Cenazemi yıkasın Akşemseddin.,
O,bunları söyleyip, az sonra etti vefat,
Arayıp bildirdiler, bu vasiyet emrini Ve kendi elleriyle defnedip kabre onu
Sordu, kime ne kadar borcu bulunduğunu
Aldı kendi üstüne "otuz bin "akçesini
Yakınları aldılar, kalan bakıyyesini,
Akşemseddin Efendi,o otuz bin akçenin
Yirmidokuz binini ödedi hemen peşin Birkaç gün müsade istedi o kimseden,
Lakin izin vermedi, istedi yine hemen.
Hanesinin önünde vardı küçük bir bahçe
Buyurdu; şu bahçeye girde topla bin
akçe!
O kimse,girdiğinde o bahçeden içeri Gördü hayret içinde binlerle akçeleri
Başladı toplamaya onları yerlerinden
Aldıkça,başka altın konuluyordu yeniden
Utandı mahçup oldu, vazgeçti bin
akçeden
Şaşkın bir vaziyette, çıkıverdi bahçeden..