Duânın Kabul Olması İçin

Duânın kabûl edilmesi için bazı şartlar vardır. Duânın kabul edileceğinden şüphe etmemeli, şartlarına riayet edilip edilmediğinden şüphe etmelidir. Gereken şartlara riâyet etmeden duânın kabul edilmesini beklemek, uygun olmaz. Önce çalışmak, sonra duâ dinin esası! Kabul edilir ancak, çalışanın duâsı! Duânın kabul edilmesi için gereken şartlardan bir kısmı şöyle:

1. Haram Lokmadan Sakınmalıdır!
Hâdis-i şerîflerde buyruldu ki:

«Haramdan sakının! Midesine haram lokma girenin 40 gün duâsı kabul olmaz.» (Taberani)

Sa'd bin Ebi Vakkas hazretleri dedi ki: "Yâ Resûlullah, duâ buyur da, Allah-u teâlâ, benim her duâmı kabul etsin!" Peygamber Efendimiz, cevâbında buyurdu ki:

«Duânızın kabul olması için helâl lokma yiyiniz! Çok kimse vardır ki, yedikleri ve giydikleri haramdır. Sonra ellerini kaldırıp duâ ederler. Böyle duâ, nasıl kabul olunur?» (Şir)

Yine buyurdu ki:

«Duânın kabul olması için iki şey gerekir. Duâyı ihlâs ile yapmalıdır. Yediği ve giydiği helâlden olmalıdır. Müminin odasında, haramdan bir iplik varsa, bu odada yaptığı duâ kabul olmaz.» (Tergîbü's-Salât)

2. İtikadı (İnancı) Düzgün Olmalıdır!
Hâdis-i şerîfte,

«Bidât ehlinin duâsı ve ibadetleri kabul olmaz.» (İbn-î Mâce)

buyruldu. Âyet-i kerimenin, duânın tesir edebilmesi için, okuyan ve okunan kimsenin buna inanması ve okuyanın itikadının düzgün olması, Allah rızası için okuması, kul hakkından sakınması, haram yememesi ve karşılığında ücret istememesi şarttır.

3. Uyanık Kalple ve Kabul Edileceğine İnanarak Duâ Etmelidir!
Hâdis-i şerîfte buyruldu ki:

«Allah-u teâlâya, kabul edileceğine tam inanarak duâ ediniz! Biliniz ki, Allah-u teâlâ, gâfil bir kalp ile yapılan duâyı kabul etmez.» (Şir)

4. "Duâlarım Niçin Kabul Olmuyor" Dememelidir!
Hâdis-i şerîfte buyruldu ki:

«Allah-u teâlâ, duânızı kabul eder. Duâ ettim, hâlâ duâm kabul olmadı diye acele etmeyiniz! Allah'tan çok isteyiniz! Çünkü kerem sahibinden istiyorsunuz.» (Buhârî)

İstenilen şeyin olmaması, duânın kabul olmadığını göstermez. Onun için duâya devam etmelidir! Duânın kabulünün gecikmesinin başka sebepleri de vardır. Hâdis-i şerîfte buyruldu ki:

«Mümin duâ edince, Allah-u teâlâ, Cebrâil'e, "Ben, onu seviyorum; isteğini hemen yerine getirme!" Facir, (günahkâr) duâ edince de "Ben, onun sesini sevmiyorum. İsteğini hemen yerine getir" buyurur.» (İbni Neccar)

Şu halde, duânın kabulünün gecikmesi zararlı değildir.

5. Bela Gelmeden Önce Çok Duâ Etmelidir.
Hâdis-i şerîfte buyruldu ki:

«Sıkıntılı iken duâsının kabul edilmesini isteyen, refah zamanında çok duâ etsin!» (Tirmizi)

Ebu İshak hazretlerinden duâ istediler. Duâ etti. Duâsının kabul edildiğini gören bir talebesi,

«Efendim, bu duâyı bana da öğretin, ihtiyaç hâlinde ben de edeyim.»

dedi. Buyurdu ki:

«Duâmın kabul edilmesinin sebebi, otuz yıldır kıldığım namazlar, ettiğim duâlar ve haram lokmadan sakınmamdır.»

6. Duâya Hamd ve Salâvatla Başlamalıdır.
Hâdis-i şerîfte buyruldu ki:

«Ey namaz kılan, acele ettin. Namaz kıldıktan sonra duâ ederken önce Allah-u teâlâya layık olduğu şekilde hamdet, sonra bana salavat getir, sonra duâ et!» (Tirmizî)

7. Yalvararak Duâ Etmelidir.
Hâdis-i şerîfte buyruldu ki:

«Gafil olan kalp ile yapılan duâ, makbûl değildir.» (Tirmizi)

Hz. Davud zamanında kuraklık oldu. Halk duâ etmek için aralarından üç âlimi seçtiler. Âlimlerden biri şöyle duâ etti:

«Yâ Rabbî, Kitâbında kendimize zulmedenleri affetmemizi bildirdin. İşte biz, nefslerimize zulmettik. Senden af diliyoruz. Bizi affet!»

İkinci âlimin duâsı da şöyleydi:

«Ya Rabbi, Kitabında köleleri, azat etmemizi bildirdin. İşte biz kul olarak huzurundayız. Bizleri azat eyle!»

Üçüncü âlim de şöyle duâ etti:

«Ya Rabbi, Kitabında, kapımıza gelen saili kovmamamızı, yüz çevirmememizi bildirdin. İşte biz de sail olarak huzurundayız. Senden rahmet istiyoruz. Bizi boş çevirme!»

Duâları kabul olarak rahmet yağdı.

8. Sebeplere Yapışmadan İstemek, Kuru Bir Temennidir
Hâdis-i şerîfte buyruldu ki:

«Çalışmadan duâ eden, silahsız harbe giden gibidir.» (Deylemi)

9. Günah İşlemeyen Dil İle Duâ Etmelidir
Peygamber Efendimiz,

«Allah-u teâlâya günah işlemeyen dil ile duâ edin.»

buyurdu. Böyle bir dilin nasıl bulunacağı suâl edilince,

«Birbirinize duâ edin! Çünkü ne sen onun, ne de o senin dilinle günah işlemiştir.»

buyurdu. (Tergîbü's-Salât)

10. İsm-i Azam ve Esma-i Hüsna İle Duâ Etmelidir.
Duâ dinin direğidir.

«Allah-u teâlâ indinde duâdan daha şerefli bir şey yoktur.»

ve

«Düşmandan kurtulmak, bol rızka kavuşmak için duâ edin! Çünkü duâ, müminin silahıdır.»

hâdis-i şerîfleri duânın önemini açıkça bildirmektedir. Allah-u teâlâdan bir şey istememek ise çok kötüdür. Hâdis-i şerîfte buyruldu ki:

«Allah-u teâlâ, kendisinden bir şey istemeyene, duâ etmeyene gazap eder.» (Tirmizi)

Başka bir hâdis-i şerîfte,

«Duâ, ibadettir.»

buyruldu. İbadeti terk etmek ise hiç uygun değildir. Kurân-ı Kerîm'de mealen buyruluyor ki:

«Bana duâ edin kabul edeyim. (Bana halis kalp ile duâ ederseniz kabul ederim.) Bana ibadet etmek istemeyenleri, zelil ve hakir eder, Cehenneme atarım.» (Mümin 60)