Sponsor Reklam-5
2 sonuçtan 1 ile 2 arası
  1. #1
    Status
    Offline
    TURAN-HAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kıdemli Defineci
    Üyelik tarihi
    29.05.2010
    Yaş
    59
    Mesajlar
    278
    Tecrübe Puanı
    10
    OTOMATİK REKLAM

    Standart Duaların esrarı

    Duaların esrarı



    Eğer sizin duanız olmazsa ne ise yararsınız ?" buyurmakta Yüce Mevla.

    Duanın gücünü hepimiz hayatımızda bir şekilde yaşamışızdır. Büyüklerin eli öpüldüğünde onlardan dua istenir. dua et yeter denilir. Kiminin parası kiminin duası deyisinde de dikkat çekilmek istenen kelime Duadır. Hayal bile edilemeyecek şeyleri gerçekleştiren, üzgün yüzlerin bile gülümsemesine sebep olan yine Duanın gücüdür. Dua aslında yaratıcıyla olan bağlantının teyidi bir yerde ispatidir. DUA yaptığın kadar kul, kabul edildiği kadar sevgilisindir Rabbin katında.

    Kuran'a Göre Dua

    "Çağırmak, seslenmek, istemek, yardım talep etmek" anlamlarına gelen dua, Kuran'a göre "kulun bütün benliğiyle Allah'a yönelmesi" ya da "gücü sınırlı ve sonlu bir varlık olan insanın, sınırsız ve sonsuz bir kudret karşısında acizliğini kabul ederek yardım dilemesi" şeklinde tanımlanmaktadır.

    Allah inancı olan her insanın çeşitli şekillerde dua ettiği bir gerçektir. Ancak insanların oldukça büyük bir kısmı duayı, sadece darlık ve sıkıntı anında elden gelen tüm ihtimaller denendikten sonra Allah'ı hatırlamak şeklinde anlamaktadırlar. Bu insanlar üzerlerindeki sıkıntı geçince bir sonraki darlık ve sıkıntı anına kadar Allah'ı unutur ve ondan bir şey talep etmeyi akıllarının ucundan dahi geçirmezler.

    İnsanların başka bir bölümünde de son derece hatalı bir dua anlayışı hüküm sürmektedir. Bu insanlar için dua, küçük yaşlardan itibaren ailenin yaşlı bir ferdi tarafından öğretilen anlaşılmaz bazı sözlerdir. İnsanların bu tür dualarında Allah'ın varlığı, birliği, büyüklüğü, kudreti, insanları sürekli olarak görüp-işittiği, dualara icabet edeceği fazla düşünülmez. Önceden ezberlenmiş olan dua kalıpları tekrarlanır, durur. Oysa kitabımızın da konusu olan, Allah'ın Kuran aracılığıyla insanlara duyurduğu dua çok farklıdır.

    Kuran'a göre dua etmek, Allah'a ulaşabilmenin en kolay yoludur. Şimdi Allah'ın sıfatlarını bir düşünelim. O, insana şah damarından daha yakın olan, herşeyi bilen, işitendir... İnsanın içinden geçirdiği tek bir düşünce bile Allah'tan gizli kalmaz. O halde samimi olarak Allah'tan bir istekte bulunmak için insanın sadece düşünmesi bile yetmektedir. İşte Allah'a ulaşmak bu denli kolaydır.

    İnsan kulluk bilincinde olduğu sürece Allah Katında bir değer kazanabilir. Bu yüzden insanın Allah'a yönelmesi, hataları konusunda Allah'a itirafta bulunması ve sadece Allah'tan yardım dilemesi gerekmektedir. Bunun dışında bir davranış tarzı Allah'a karşı büyüklenmektir ki, Kuran'da bunun cezasının sonsuz cehennem olduğu bildirilir.

    Günümüz toplumlarında dikkat çeken bir gerçek, diğer birçok ibadet gibi duanın da terk edilmiş bir gelenek olarak düşünüldüğüdür. Aslında bu düşüncenin gelişmesinin perde arkasında "Allah'tan bağımsız, kendi kendisine işleyen bir dünya" olabileceği telkini yatmaktadır. İnsanların büyük bir kısmı ister istemez yaşantılarının başlangıcından sonuna kadar tüm olayların kendilerinin ve çevrelerindeki insanların kontrolünde cereyan eden olaylar olduğunu düşünürler. Bu yüzden de ölümle burun buruna gelmeden ya da çok büyük bir felaketle karşılaşmadan Allah'a dua etme ihtiyacı duymazlar. Oysa bu büyük bir yanılgıdır. Bu yanılgıda öyle bir noktaya gelenler olur ki, bunlar duayı adeta geçmiş zamanlardan günümüze kadar ulaşmış bir sihir tekniği olarak algılarlar. Halbuki dua, yaşamın geneline yayılacak başlıbaşına bir ibadettir.

    İnsanların tamamı duaya muhtaçtır. Fakir ve zor şartlar altında yaşayan birinin zengin bir insana göre duaya daha fazla ihtiyacı olduğunu düşünmek, dua konusunu temelinden yanlış anlamak demektir. Maddi durumu iyi olan, hayatta tüm istediklerine kavuştuğunu düşünen bir insanın duaya ihtiyacı olmadığını düşünmek son derece hatalıdır. Çünkü bu durumda dua etmenin tek sebebinin dünyevi arzuların tatmini olduğu anlamı çıkmaktadır. Oysa müminler hem dünya hayatları için, hem de ahiretleri için dua ederler. Dua beraberinde tevekkülü de getirir. Dua eden insan, karşısına çıkabilecek zor ya da kolay her türlü durumu, tüm olayları, kainatın Yaratıcısı ve Hakimi olan Allah'ın takdirine bırakmış demektir. Bir problemi çözmenin ya da önlemenin bütün yollarının evrendeki tüm kudretin sahibi olan Allah'a dayandığını bilmek, tüm işleri ona havale etmek ve sadece ona dua etmek, mümin için bir ferahlık ve güven kaynağıdır.


    https://www.defineyeri.net/

  2. #2
    Status
    Offline
    TURAN-HAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kıdemli Defineci
    Üyelik tarihi
    29.05.2010
    Yaş
    59
    Mesajlar
    278
    Tecrübe Puanı
    10
    OTOMATİK REKLAM

    Standart Ynt: Duaların esrarı

    Abdestin Sırrı

    Rahman ve Rahim olan Allah'ın Adıyla...


    "Ey iman edenler! Namaza duracağınız zaman yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi yıkayın; başlarınızı meshedin ve topuklara kadar ayaklarinizi yıkayın. Eğer cünüp iseniz iyice temizlenin. Hasta yahut yolculuk halinde iseniz, yahut kadınlara dokunmuş da su bulamamışsanız temiz bir toprakla teyemmüm edin: yüzlerinizi ve ellerinizi ondan meshedin. Allah size zorluk çıkarmak istemez. Ancak sizi temizlemek ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak istiyor ki, şükredersiniz."

    Kur'an-ı Kerîm, Maide Suresi 6

    1 - Abdestin Dolaşıma Etkisi:

    Kalbin temiz kanı vucuda dağıttığı büyük dolaşıma ek olarak, vucutta kullanilan kirlenmiş olan kanın kalbe ulaşması yani ters dolaşımın bozulması halinde küçük tansiyon dediğimiz basınç artması olur. Damarların esnek kalabilmesi bu dolaşımların duzenli calışmasını sağlar. Bu esnekliğin yitmesi halinde kalbe karşı bir zorlama meydana gelir, özellikle kalpten uzak beyin, el, ayak damarlarında sertleşmeler ve daralmalar başlar. Damarların esnek kalmasına yardımcı olan, günlük hayatımızın bir parçası sudur. Sıcak su damarları genişleterek, soğuk su ise daraltarak, ozellikle kalpten uzak damarların esnek ve diri kalmasını sağlar. Isı farkı nedeniyle, dolaşımın bozulması sırasında dokularda birikmiş olan besin birikimleri de genel dolaşıma katılmış olur. Günde beş kez gerek sıcak gerekse de soğuk su ile abdest alan bir insan hem damar sertliğine hem de bunun sonucunun beyine yansımasıyla oluşan bunamaya karşı korunmuş olur.

    2 - Abdestin Korunma Sistemine (Lenf Dolaşımına) Etkisi:

    Vücudun beyaz kan dolaşım sistemi dediğimiz lenf dolaşım sistemi, vücudun korunma mekanizmasıdır. Bu sistemin sağlıklı çalışması özellikle bir kıldan ince beyaz kan damarlarının düzgün çalışmasına bağlıdır. İşte bu sistemin, bu ince damarların sağlıklı görev yapması da, yine abdest alma ile guçlenir. Bir kişi abdest almanın lenf sistemini zinde tutmasının tesadufi bir sonuç olduğunu söylerse, abdest alma şekli bu yargının yanlışlığını ortaya koyar. Çünkü abdest alış şekli özellikle lenf sistemini de amaçlar.

    Şoyle ki: Lenf sisteminin düzenli çalışması içini vücudun bir tek noktasının dahi ihmal edilmemesi gerekir, ki bu abdest almada kesinlik kazanmıştır.

    Lenf sisteminin uyarılmasindaki en önemli merkez burnun arkası ve bademciklerdir ki, abdest almada bu iki noktanın ozellikle yıkanması şartı vardır. Boyun yanlarının uyarılması lenf sistemine çok etkilidir. Bu da abdest alma da vardır. Abdest ve vücudun statik elektriği: Normalde vücudun tümüne ait statik elektrik dengesi sağlıklı bir vücudun koşuludur. Gerek havadaki özellikler, gerekse de günlük yaşantılarımızda bolca kullandığımız plastik giyim ve eşya bu dengeyi bozucu niteliktedir.
    Oysa, günde birkaç kere aldığımız abdest ile bu etkiden tamamen sıyrılırız.

    Statik elektriğin birçok psikosomatik hastalığa neden olduğu bilinmektedir.

    En olumsuz etkisini ise deri altındaki minik kaslar üzerinde göstererek, bu kasları gererek işlemez hale koyar ki; önce yüzde başlayan erken kırışmaların sebebi budur. Tabi bu kavram bütün vücut için geçerlidir. Bir çok kişi ömür boyu abdest alanların nur yüzlü olma sebebini daha iyi anlayabilir. Yukarıda verdiğimiz ayetin statik elektrik ile ilişkisi vardır.

    Ayetin teyemmüme ait bölümü abdestin bu statik elektriğe karşı nimetinin tamamlanmasıdır. Zira teyemmüm büyük ölçüde statik elektriği yok eder.

    Ayette açıklandığı gibi şuphesiz abdestin temizlik yönü de apayrı tibbi bir mucizedir. Günümüz insanı "ben zaten elimi yüzümü yıkıyorum." diyebilir.

    Bu alışkanlığın bile en uygar toplumlarda yüz yıllık bir geçmişi olduğunu unutmayalım. Üstelik hiçbir zaman öğütle temizlik, ibadet disiplini gibi sürekli ve geçerli olamaz
    https://www.defineyeri.net/

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. duaların sırları
    By ömerxx in forum DİNİ KONULAR
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 31.03.2012, 16:09

Yer imleri

RSS RSS 2.0 XML MAP HTML SiteMap

Define İşaretleri

Nasıl Polis Olurum