Sponsor Reklam-5
3 sonuçtan 1 ile 3 arası
  1. #1
    Status
    Offline
    Kıdemli Defineci
    Üyelik tarihi
    29.05.2010
    Yaş
    60
    Mesajlar
    278
    Tecrübe Puanı
    11

    Standart MANEVİ ŞİFA NASIL BULUNUR


    Peygamberler, Alimler ve Evliyalar; Allah-u Zülcelal’in rızası nasıl kazanılır? Hakiki iman sahibi nasıl olunur? Güzel ahlaka nasıl kavuşulur? Amel-i salih nasıl yapılır? Bunların önündeki engeller nelerdir? Bu engelleri aşmanın yolu nedir? Gibi bütün soruların cevabını çok iyi bildikleri için bunun yöntemlerini, yolunu bize göstermişlerdir. Bize önemli reçeteler sunmuşlar. Kendi durumumuzu ölçmek için kıymetli kriterler ortaya koymuşlardır.

    Tabii ki; bir Müslüman olarak hepimizin isteği, Allah-u Zülcelal’ın rızasını kazanan iyi bir mü’min, güzel ahlaka kavuşmuş, kamil bir insan olmaktır. Bu nedenle, izah edeceğimiz bu tavsiyeleri çok iyi öğrenip, adeta bir formül gibi aklımıza ve kalbimize nakşetmeliyiz.

    Bu önemli ölçülerden birisini Hz.Ali (kvh) şöyle rivayet etmiştir: “Biz Peygamber Efendimiz (sav)’in zamanında birbirimize üç şeyle tavsiyede bulunurduk. Bu üç şeyi yazarak kitap haline getirip birbirimize daima hatırlatıyorduk.

    1- Kim ahiret (hayatı) için (salih) amel yaparsa, Allah onun dünyasına ve dinin emrine kafidir. Yani; ahireti için salih amel yapmaya önem verenin, Allah-u Zülcelal hem dünyasını hem de dini işlerini düzeltir. Bu nedenle şöyle diyebiliriz; bir kimsenin, dünyevi ve uhrevi işleri düzgün değilse, ahiretine önem vermiyor, gerektiği şekilde salih amel yapmıyor demektir.

    2- Kim kalbini (ruhunu, sırrını) temizlerse, Allah da onun zahiri azalarını ıslah eder.

    3- Kim kendisi ile Allah-u Zülcelal’in arasını düzeltirse, Allah da onunla diğer kullarının arasını düzeltir. Böyle olunca da o kişi, hiçbir kimse ile kavgaya, mücadeleye girmeyecektir. Demek ki biz, Allah-u Zülcelal ile dost olursak, insanlar da bizimle dost olur. Eğer insanlarla aramız bozuk ise Allah ile aramızda sorun var demektir.

    İmam-ı Gazali (r.aleyh) diyor ki, Allah-u Zülcelal’in bir kimseyi sevdiğinin alameti şunlardır;
    1- O kimseye devamlı kendisini zikrettirir. Kendisini unutturacak şeylerden muhafaza eder.
    2- O kimseye bela musibet, sıkıntı verir. Bunun sebebi de; rehavete düşmemesi, sadakatini denemek, terbiye etmek, makamını yüceltmektir.
    3- O kimseye hatalarını ve eksiklerini gösterir ki, o hataları bir daha yapmasın, kendisini düzeltsin.
    4- O kimseye, Allah-u Zülcelal sevdiği; dostlarını, emirlerini, taktirini, amelleri ona sevdirir. Bu alametlere bakarak Allah-u Zülcelal’in bizi ne kadar sevip, sevmediğini, razı olup olmadığını az çok anlayabiliriz.Yine bazı şeyler daha var ki, bizi Allah-u Zülcelal’in ibadetinden ve hizmetinden alıkoyuyor. Manevi yükselişimizi, yüksek dereceler sahibi olmamızı engelliyor, bunlardan:

    Birincisi; Kasr’ül Himmettir. O’nun kastı ve himmeti kasr, yani kısa olduğundandır. Her hangi bir şeye karşı sabırlı olmamaktır. İnsan çok sabırsızsa, kendisini ne günahtan muhafaza edebilir, ne de ibadet üzerinde sabırlı olabilir.

    Bu yüzden insanın kastı sabit olmalıdır. Kasr’ül himmet olmamalıdır. Himmetin manası, insanın vücudundaki gücü, kastıdır. Allah-u Zülcelal’e karşı olan samimiyettir. İşte bu samimiyet zayıf olduğu zaman, insanı Allah-u Zülcelal’in yanındaki şerefli derecelerden alıkoyar, geri bırakır.

    İkincisi; “kelilil hilleti”dir. Yani, insanın önüne herhangi bir problem çıktığı zaman, onun çaresini bulmaktan aciz kalmaktır. Halbuki insanın önüne ne gelirse gelsin, onun mutlaka bir çaresi vardır.Bu sebeple, “Ben bundan nasıl kurtulabilirim” diye onun çaresini aramak lazımdır. Mesala; insan bir günah yaptığı zaman, o günahtan kurtulabilmenin çaresi nedir diye düşünmelidir. Ondan kurtulmanın çaresi tövbedir. Bunu böyle bilip, karşısına ne çıkarsa çıksın, hemen onun çaresine başvurmak lazımdır.

    Üçüncüsü; fikir zayıflığı, tefekkür eksikliğidir. İnsanın fikri zayıf kalırsa, Allah-u Zülcelal’in katındaki ali, şerefli derecelerden mahrum olur. Bu konuda Peygamber Efendimiz (asv) bir hadis-i şeriflerinde; “Bir saat tefekkür, bir sene ibadetten daha efdaldir.” Buyurmuştur.

    İmam-ı Ömer (ra) buyuruyor ki: Üç haslet vardır ki, eğer insanda bulunmazsa, -neuzibillah- iman bile insana fayda vermez. Bunlar:
    1- İnsan halim olmalıdır. Bir kimse kendisine cahillikle karşılık verdiği zaman, bu hilimle onun cehaletini def etmelidir.
    2- İnsan, Allah-u Zülcalal’e karşı takva sahibi olmalıdır ki, kendisini haramdan muhafaza edebilsin
    3- İnsanlarla olan ilişkilerinde ve maişetini elde etmede güzel ahlak üzere olmalıdır.
    İnsan, nasıl hasta olduğu zaman, tecrübe edilip faydalı olduğu anlaşılan ilaçları kullandığında rahatlayarak sağlığına kavuşuyorsa, Allah-u Zülcelal’in, Peygamber Efendimizin ve Sadat-ı Kiram’ın tavsiyeleri birer ilaç olduğu için bu tavsiyeleri tatbik etmek suretiyle, manevi şifamızı bulmaya çalışalım.

    Ahmet Yalçın KOCABAŞ
    Gülistan Dergisi


    https://www.defineyeri.net/

  2. #2
    ADANALI Guest

    Standart Ynt: MANEVİ ŞİFA NASIL BULUNUR

    ustam çok iyi konu sağol varol

  3. #3
    THE İMAM Guest

    Standart Ynt: MANEVİ ŞİFA NASIL BULUNUR

    selamün aleyküm.sağolun kardeşim.Allah razı olsun

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Defıne Nasıl Bulunur
    By imparotorr in forum DEFİNECİLİKTE ALTIN KURALLAR
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 14.07.2013, 01:31
  2. define nasıl bulunur
    By ömerxx in forum DEFİNE İŞARETLERİ
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 13.05.2012, 15:02
  3. kaya mezarları nasıl bulunur
    By definesirlari in forum KAYA MEZARLAR
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 02.05.2012, 10:56
  4. RENKLERİN ve TAŞLARIN ŞİFA GÜCÜ
    By ömerxx in forum MÜZELER VE ANTİKALAR HAKKINDA BİLGİLER
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 24.03.2012, 15:00
  5. Define Nasıl Bulunur
    By imparotorr in forum DEFİNE NERELERDE VE NASIL ARANMALI
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 01.01.2012, 03:46
RSS RSS 2.0 XML MAP HTML SiteMap

Define Sohbeti,Elektrik Taahhüt,Define İşaretleri,DEFİNE ARAMA,DEFİNE

SEO UZMANI

LinkBacks Enabled by vBSEO 3.6.0 © 2011, Crawlability, Inc.