Anadolu pars'ı soyu tukenmemiş

Anadolu parsı ile ilgili çalışmalarının 20 yıla dayandığını söyleyen Başkaya, ilk
yıllarda bu türün yaşadığına insanları inandırmanın çok zor olduğunu ancak
günümüzde birçok insanın kaçak olarak vurulan Anadolu parslarını gördükçe
türün yaşadığına dair inancın giderek arttığını ifade etti.
Başkaya, Anadolu parsının ülkede en az otuz ilde bulunma ihtimali olduğunu
ve türü genelde ayak izlerine dayanarak tespit ettiklerini vurgulayarak, "Bizler
için Fatih Sultan Mehmet Han'ın tuğrası nasıl ki başka bir tuğra ile
karıştırılmayacak özellikte ise Anadolu parsının ayak izleri ve aralarındaki
mesafe de o kadar kendine özgü. Yani başka türlerle karıştırılmayacak
şekildedir, yani türün imzasıdır" dedi.
Bugüne kadar Doğu Karadeniz, Doğu Anadolu ve Batı Karadeniz'de toplam
sekiz ilde varlığını tespit ettikleri Anadolu parsının, Türkiye'nin bu üç
bölgesinde en az 20 ilde kuvvetli bir ihtimalle yaşadığını tahmin ettiklerini,
türün bu üç bölge dışında da yaşayabilme potansiyeli dikkate alındığında,
ülkede en az 30 ilde yaşama ihtimali bulunduğunu vurgulayan Başkaya, şöyle
devam etti:
"Anadolu parsının neslini devam ettirebilmesinde gececi olmasının yanı sıra,
çok ihtiyatlı olması, zor arazi şartlarına uyum sağlayabilmesi ve insanlardan
uzak durmayı tercih etmesi çok önemli bir etken. Anadolu parsının, köy, yayla,
mezere/mezralara yakın yerlerde yaşadığını duyan yöre insanları ilk anda
büyük bir korkuya kapılıyor. Bu nedenle türün yaşadığı yerler kamuoyu ile
paylaşılmadan önce türün insanlardan kaçan ve uzak duran bir canlı olduğu ile
ilgili ciddi bir bilgilendirme çalışması yapılması gerekir. Aksi halde, birkaç
yılda bir ülkemizde gizlice vurulan 1-2 bireyin yaşadığı sonla aynı şekilde
vurulmak, tuzaklanmak ve zehirlenmek gibi Anadolu parsını bekleyen birçok
ölüm tehlikesi bulunuyor."
Prof. Dr. Şağdan Başkaya, Anadolu parsı ile ilgili çalışmalarının artan bir hızla
devam edeceğini ancak bu çalışmalara Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel
Müdürlüğünün sağlayacağı desteğin, çalışmaların başarıya ulaşmasında hayati
öneme sahip olduğunu söyledi.
Başkaya, bu konunun reklam meraklısı kişiler tarafından istenmeyen mecralara
sürüklenmemesi ve türe zarar verilmemesi için çok hassas davranılması
gerektiğini de sözlerine ekledi.