Sponsor Reklam-5
5 sonuçtan 1 ile 5 arası
  1. #1
    hattap
    hattap - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    OTOMATİK REKLAM

    Standart isminin başında prof yada admin yazmıyorsa

    selamünaleyküm
    Bir şeyi iyi bilmesi için bir ismin başında illaki 'Prof''mu yazmalı? Yazmıyorsa allame-i cihan olsa fayda etmeyecek mi? Bu mesele o hale getirildi ki İmam-ı Âzam r.a., İmam Şafii r.a. İbn-i Arabiler, İbn-i Haldunlar gelseler 'isimlerinin başında profesör yazmıyor' diye reddedilecekler anlaşılan. İsminin başına 'Prof' etiketini ekledin mi alsana âlim öyle mi? Bunu bu hale hem bu etiketin sahipleri hem de cühelamız getirdi.
    Herkes 'koskoca profesör' diyor. 'Doktor olmuş yaptığına bak' diyor. Sanki doktor ya da profesör olunca insanlığında değişim olacakmış gibi. İyi bir insanın ismini başındaki etikete bakılmaz.
    Artık bu etikete sahip olmanın bin bir türlü yolu var. Üç beş kuruşa profesörlük etiketi satan üniversiteler dolu dünyada. Yahut da kullanılmaya müsait bir kişi iseniz size fahri profesörlük tabelası asacak çok yer var. 'Fahri' kelimesini kartvizitinizin zemin rengine boyadınız mı işte size fırından taze çıkmış bir profesör. Bu şekilde yapan “şeyh”(!)lerimiz bile var!
    Ülkemizde yüz otuzdan fazla üniversite ve her birinde onlarca hatta yüzlerce profesör var. İyileri tenzih ederek diyoruz ki acaba kendi alanlarında kaçını tanıyoruz ve kaçı uluslararası üne sahip seçkin kimseler? Hâlbuki bu etikete sahip olmadığı halde kendi alanında dünya çapında saygınlığı olan binlerce insanımız mevcut. Amacımız asla bu akademik unvanı eleştirmek değil, bu etiket gerektiğinden fazla anlam yüklenmesidir.
    Bir gün bir adam, elinde bir mektup Nasreddin hoca merhuma; "Hocam, zahmet ya sana, Şu mektubu bana bir okusana" der. Mektup baştan sona kadar merhumun bilmediği bir dilde yayılmış. Şöyle bir iki evirir çevirir: Okuyamaz; çaresiz, geri verir ve "Başkasına okut bunu sen" der. Adam şaşırır: "Niçin?" Hoca: "Bu mektup bildiğim bir dilde yazılmamış o yüzden okuyamam." Adam hocaya kızar ve "Ayıp Hoca, ayıp. Benden utanmıyorsan şu başındaki kavuktan utan!" der. Hoca kavuğunu çıkartıp uzatır. Sonra: "Mademki iş kavuktadır, haydi giy de şunu, kendin oku bakalım mektubunu."
    Demek ki marifet unvan ve payede değil. Marifet; bilgide, edepte, ifadelendirme biçiminde, taşıdığınız etiketin altında ezilip kalmamakta ve bilmediğini sormakta.
    İsminin başında 'prof' etiketi taşıyan bir ilahiyatçı, domuz ve alkol ürünlerinin hepsini aklayıp paklamış ve helâlleştirmiş. Başka yazılardan ve ilahiyatçıların Bursa toplantısına katılanlardan anlıyoruz ki, bu konuda yalnız da değil.
    Bu ve daha ürpertici fetvaların ayrıntısına girmeden “âlim” sıfatına yüklenen anlam ve doğru anlamına bakmak gerekiyor. Âlim; Allah c.c.'in isimlerinden biridir ve doğrusunu ve her şeyi hakkıyla bilen O'dur. Âlim sıfatı mahlûkların bilmediklerini hakkıyla bilen sırlara ve tüm gizliliklere vakıf olan Allah c.c. için kullanıldığı anlamdan daha dar anlamda, diğer insanlara nazaran 'daha iyi bilen' olarak kulları için de kullanılır. Ancak gerçek bir âlim, bilmekle yetinmez ve ilmiyle de âmil olur. Bununla da yetinmez, kibirden uzak bir şekilde tevazu ve hoşgörü sahibidir de. Bugün “âlim” denilen kimselerin bazılarında bu sıfatın aslında mündemiç olan mana ve kendilerinden beklenen vasıflardan uzak olması kahredicidir.
    Tartışmalı fetvaların sahipleri, kendilerini eleştirenlerin “bazı meslek sahipleri fetva vermeye kalkıyorlar” şeklinde fetvayı kendi tekellerine alıcı eleştiriler yöneltiyorlar. Ancak bunun önemi yok. En azından kendi adıma belirtmeliyim ki amacım asla fetva vermek değildir ve bu şekilde bir maksat için yazıyor da değilim. Kendi ifadeleriyle fetva verdiklerini belirten kimselere diyorum ki, verdiğiniz fetvalar konuya vakıf kimseleri tatmin etmiyor. Fetvalarınızı verirken daha titiz ve derinlikli olmak zorundasınız!
    Allah c.c. “Bütün iyi ve temiz olanlar size helâl kılındı” (Mâide 3) buyururken diğer taraftan “Allah, haramı helâl sayan ve onda ısrar eden nankör ve günahkârların hiçbirini sevmez” (Bakara 276) buyurmakta.
    Her devir de âlimler olduğu kadar âlimcikler de olagelmiştir. Âlimler herkesi dinleyip görüşlerine saygı duyar ve hem kendi yanlışlarını hem de tebaanın yanlışlarını hem uygun bir lisan, hem de hâl ile düzeltirlerken; âlimcikler ise önüne gelene çamur atar, kendinden başta bilgin tanımaz, ilmi kendi tekelinde zanneder. Bugün her ikisinden de aramızda çok miktar da mevcut. Gerçek âlimler, itizalcilere tahammül ederler ancak âlimcikler karşılarında hep tebaa görmek isterler.
    Kendilerine “ilahiyatçı” denilen ve özellikle profesörlükleri ile ün yapmış bazı kimseler var ki kendilerinden başka hiç kimseyi beğenmemekteler. Bazen İmam-ı Âzam'ı bile, kendilerine rakip görerek eleştirmekteler. Bir alanda uzmanlaşmak yerine her konuda her meseleye fetva veren bu zatlar, tek doğru olarak kendilerini gördükleri için başkalarının fikirlerine saygı duymak bir yana sürekli küçümsemekteler. Kendileri eleştirildiği zaman ise muhataplarına hakaret etmekte bile çekinmiyorlar. Karşılarındakine hitap ederken kullandıkları cümlelerden ve bir konuda 'falan kitabımda belirttiğim' gibi nefislerini putlaştıran bu tür kişileri hemen herkes tanıyor.
    Kendilerini fukahadan hatta bununla bile yetinmeyip tek doğru ve tek âlim gören, eleştirildikleri zamansa kendilerine benzeyenleri yahut da toplumda kabul görmüş âlimleri kendilerine suç ortağı yapan bu kişiler, fetva verme konusunda son derece bonkörler. Bu kişilerin çoğu özensiz fetvalarının isabetsizliğinden de büyük sevap umuyorlar ve suçlarına delil olarak "İçtihat eden kimse isabet ederse iki sevap, etmezse bir sevap alır." Hadis-i Şerif'ini öne sürmekteler.
    Ancak şu çok iyi bilinmeli ki; 'hem jelâtinin domuzdan yapıldığını bileceksin, hem de kimyası değişmiştir bu nedenle domuza ait her şey helâldir' diyeceksin. Sonra da kendinize kimsenin tanımadığı bazı isimleri suç ortağı yapacaksın. Bu Hadis-i Şerif'e sığınarak herkesi ifsat etmek, büyük bir vebal olmalı.
    EĞER İSTENİRSE DEVAMINI MEMNUNİYETLE YAZARIM


  2. #2
    ADANALI
    ADANALI - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    OTOMATİK REKLAM

    Standart Ynt: isminin başında prof yada admin yazmıyorsa

    sağolun ustdım.ellerin dert görmesin

  3. #3
    Status
    Offline
    bakirci_34 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Tecrübeli Defineci
    Üyelik tarihi
    19.07.2010
    Yaş
    45
    Mesajlar
    515
    Tecrübe Puanı
    10
    OTOMATİK REKLAM

    Standart Ynt: isminin başında prof yada admin yazmıyorsa

    a.s.
    ellerin dert görmesin abi devamınıda bekleriz
    İNSAN YÜKSELDİKÇE GÖNLÜ ALÇALMALIDIR

  4. #4
    Status
    Offline
    Radmin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetici
    Üyelik tarihi
    26.05.2010
    Yaş
    49
    Mesajlar
    1.775
    Tecrübe Puanı
    10
    OTOMATİK REKLAM

    Standart Ynt: isminin başında prof yada admin yazmıyorsa

    Teşekkürler üstad.Çok güzel bir derslik konu.

  5. #5
    Status
    Offline
    aga_0074 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Öğretici Defineci
    Üyelik tarihi
    20.04.2008
    Yer
    DİYARBAKIR_AMED
    Mesajlar
    4.878
    Tecrübe Puanı
    360
    OTOMATİK REKLAM

    Standart Ynt: isminin başında prof yada admin yazmıyorsa

    yüreğin varolsun emeğine sağlık
    **İNANCA SAYGI DÜŞÜNCEYE ÖZGÜRLÜK**

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Güzeller güzeli Minik Arkeologlar İş Başında
    By aga_0074 in forum DEFİNE & ARKEOLOJİ HABERLERİ
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 24.05.2014, 23:47
  2. 3 bin 500 yıldır tacı başında
    By redkit in forum DEFİNE & ARKEOLOJİ HABERLERİ
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 09.03.2012, 22:45

Yer imleri

RSS RSS 2.0 XML MAP HTML SiteMap

Define İşaretleri

Evde Ek İş İlanları