efsanelere konu olan Marsyas nehri'nın kıyısında kurulan Alabanda Şehri'nin Karialılar tarafından inşa edildiği kabul edilmektedir.
Karialılar M.Ö. 4000 yıllarında Ege Denizi adalarına geçerek Mynos Uygarlığı'nın önderi olmuşlar M.Ö.3000 yıllarında yeni bir göç dalgasıyla Aydın - Muğla bölgesine yerleşmişlerdir. Bölgeye yerleşen ve Mylasa şehrini merkez yapan Karialılar, Çine'nin Araphisar Köyü'ndeki Alabanda şehrini yeniden inşa etmişlerdir.

Amphiktyon Meclisi buyrultusunda şehregelen Antiokheia elçisi, şehrin dokunulmazlığı konusundaki isteğini meclise iletmiş. Bu başvuru üzerine meclis, Alabanda'nın Tanrı Zeus ve Apollon'a adanmış dokunulmaz kutsal topraklar olarak duyurulmasına karar vermiş. Meclisin bu kararı ile şehir tanrılarından Apollon'un ismi Apollon Isotimos olarak değiştirilmiş. Isotimos, "saygınlıkta eşit" anlamındadır. şehir tanrılarından Zeus'un ismi da Zeus Khpysaoreus olarak anılmaktadır. Alabanda'da halk bolluk, zenginlik, eğlence içinde yaşamıştır.
Alabanda sanatsal yönden bölgenin şehirleri arasında ayrıcalığa, üstünlüğe sahip bir şehir. şehir'te sikke basımı, şehrin adının Khrysaor Antiokheia olmadan kısa bir süre önce, M.Ö. 3 yy'nin başlarında başlamıştır. Basılan sikkelerin üzerinde genellikle uçan at Pegasus figürü bulunmaktadır. Alabanda 'nin bölgede belli bir zaman altın sikke basma yetkisine sahip tek şehir imiş. şehrin güney bölümünde bulunan yamaçlardan yüksek derecedeki ısıda eritilerek cam yapımında kullanılan mor renkli koyu bir mermer türü elde ediliyordu. Diğer yandan şehirte gül üretiliyor, kristal elde ediliyordu. Yarıdan fazlası görünmeyen bir tiyatro, yıkık dökük bir meclis evi, hiç görünmeyen iki tapınağı, ortalıkta olmayan bir agorası ile yeraltında olan bir şehir ...