Sponsor Reklam-5
2 sonuçtan 1 ile 2 arası
  1. #1
    Status
    Offline
    Tecrübeli Defineci
    Üyelik tarihi
    29.05.2010
    Mesajlar
    607
    Tecrübe Puanı
    19

    Standart GİZEMLİ ÇÖL: Nazca


    GİZEMLİ ÇÖL: Nazca

    Burası yeryüzünün en gizemli çölü! Nazca Çölü, bilim insanlarının hâlâ çözemediği 900 geometrik `çizimi`yle yüzyıllardır sessizliğini koruyor. Bu tuhaf çizimleri, kimlerin, nasıl, ne zaman ve ne amaçla yaptığı hâlâ bilinemiyor . Güney Amerika kıtası


    Burası yeryüzünün en gizemli çölü! Nazca Çölü, bilim insanlarının hâlâ çözemediği 900 geometrik `çizimi`yle yüzyıllardır sessizliğini koruyor. Bu tuhaf çizimleri, kimlerin, nasıl, ne zaman ve ne amaçla yaptığı hâlâ bilinemiyor .

    Güney Amerika kıtasının en güneyinden başlayarak Şili`nin kuzeyinden Peru sınırlarına girerek And Dağları`nın iç kısımlarına uğramadan Büyük Okyanus kıyısı boyunca Panama`ya ve oradan da tüm Orta Amerika ülkelerini geçip Meksika üzerinden Birleşik Devletler`e, hatta Kanada`ya kadar uzanan ve dünyanın en uzun karayolu olan Pan Amerikan Yolu uzanıyor.

    Bu yolun Peru girişinden bir süre yol aldığınızda karşınıza ülkenin ikinci büyük kenti olan Arequipa çıkıyor. Bu kenti Peru`nun diğer tüm kentlerinden ayıran özelliği daha çok İspanyol kökenli beyazların yaşıyor olması. Hem bu etnik özelliği hem de kentin beyaz taşlı evleri nedeniyle yerliler buraya `Beyaz Kent` adını takmışlar.

    Arequipalılar kendilerini işgalci general Pizzaro`nun evlatları olarak, İspanyol asilzadelerinin torunları olarak görüyorlar. Tıpkı Bolivya`nın ticaretini elinde bulunduran Santa Cruz`lu İspanyollar gibi Arequipalı İspanyol torunlar da Peru`nun ticaretini elinde bulunduruyorlar.

    `UZAYLILARIN GEMİLERİ` İNSİN DİYE Mİ!

    `Beyaz Kent`i geride bırakıp Pan Amerikan Yolu`ndan bir süre daha kuzeye gidildiğinde ünlü Nazca Çölü`ne ulaşılıyor. Bu küçük çölü dünyadaki diğer tüm benzerlerinden ayıran özellik ise üzerinde yer alan devasa büyüklükteki garip şekiller. Hani şu bir dönem tüm dünyada ilgi uyandıran Eric von Daniken`in `Tanrıların Arabaları` adlı kitabına konu olan ve `uzaylıların` gemilerini indirmek için çeşitli işaretlerden oluşan bir havaalanı olduğunu iddia ettiği Nazca Çölü.

    60 km uzunluğunda ve 1,6 km genişliğindeki bir alanda, kimileri paralel kimileri de kesişmiş halde olan ve sayıları 900`ü bulan devasa geometrik şekiller bulunuyor. Bunlar düz, üçgen, spiral, dairesel ve ikizkenar yamuklardan oluşan geometrik formları içeriyor. Devasa ölçülerde olan bu çizgilerin en büyüğünün uzunluğu 1,5 km` yi buluyor. Ayrıca örümcek, sinekkuşu, maymun ve 300 metre uzunluğundaki pelikan benzeri 70 kadar hayvan ve bitki figürü de yer alıyor. Resimler içinde en ilginç olanı ise Peru`nun o bölgesinde ne geçmişte ne de bugün maymun yaşamazken, burada özenle çizilmiş bir maymun resminin de olması.

    Yerden bakıldığında hiç fark edilmeyen bu garip ve devasa geometrik şekiller 1939 yılında bölge üzerinden geçen bir uçak yolcusu tarafından tesadüfen fark edilmiş. Bir yıl sonra, 1940`ta ABD`li arkeolog Paul Kosok ise Nazca çizgilerine ilişkin ilk bilimsel araştırmaları başlatan kişi; bölgenin ilk haritasını çıkaran ve ömrünü Nazca çizgilerine adayan kişi ise Alman arkeolog Maria Reiche olmuş.

    1940`lardan bu yana birçok bilim insanı çölün kızıl renkli toprağı üzerindeki bu garip şekilleri kimlerin, ne zaman ve hangi amaçla çizdiğini çözmeye çalışsa da nihai bir sonuca ulaşılamamış.

    Bu garip şekillerle ilgili en çok kabul gören teori ise: İÖ 900-300 yılları arasında bu bölgede yaşayan Nazca toplumu bir tür şaman inanışına sahiptiler. Yüzlerce metreyi bulan dev bitki ve hayvan figürleri arasındaki geometrik şekiller ise kimilerine göre bir çeşit astrolojik takvimden başka bir şey değildir. Nazca`daki resimlerin bir bölümü çöllerin dışında ve tepelerde yer alıyor. Bu ilginç şekillerin en ünlüsü Lima yolu üzerinde bulunan Pisco kenti yakınlarındaki kıyıya paralel bir yamaçta yer alan ve uzunluğu 1 km`yi geçen ve şamdanı andıran görüntü.

    Sırları hâlâ çözülememiş resimlerle dolu Nazca Çölü`nü de geride bıraktığınızda artık ülkenin başkenti Lima`ya ulaşmanızda hızınızı düşürecek bir yer kalmıyor. Deniz kıyısında olmasına rağmen batısında yer alan okyanustaki Humbold soğuk su akıntısı sayesinde oluşan yüksek basınç merkezinin etkisiyle pek yağmur almayan kıraç topraklarda ilerleyerek Pizzaro`nun 1535`te başkent yaptığı Lima`ya ulaşabilirsiniz.

    Pizzaro, İnkalar`ın hazinelerinin önemli bir kısmını Lima`dan gemilere yükleyip krala gönderirken, bir kısmıyla da bu yeni kurduğu başkentine muhteşem katedraller ve görkemli yapılar dikmeyi ihmal etmemiş. İşte o tonlarca altın ve gümüşün gemilere yüklenip kıtanın karşı tarafına gönderildiği bu liman kenti, şimdi o kalıntıların gölgesinde zenginleri ve yoksulları Sao Paulo`da olduğu gibi kalın çizgilerle birbirinden ayırıyor. Burada da ticaretle uğraşan küçük bir mutlu azınlık dışında halkın büyük bir bölümü seyyar satıcılık ve işsizlikle boğuşarak hayatta kalmaya çalışıyor.

    Kentin adeta kalbi sayılan Plaza de Arms Meydanı`na baktığınızda ülkenin yoksulluğu hakkında en ufak bir ipucuna rastlamanız mümkün değilken, hemen o meydanın birkaç sokak arkasında büyük bir çoğunluğun yaşadığı sefalet manzaralarından geçilmiyor. Caddelerdeki kalabalık ve kuru gürültüye bir de sisli ve tozlu hava eklenince `karmaşayla dolu bu başkente hiç girmesem de olurmuş` diyerek kendinizi kuzey yollarına vurmaktan geri alamıyorsunuz.

    Daha önce pek yapmadığım bir şey yaparak karayoluyla gitmek yerine bu kez zamandan tasarruf etmek için Lan Peru Havayolları kuzeye uçup Pizzaro`nun Peru topraklarına ayak bastığında kurduğu ilk koloni kenti olan Piura`da bir gece konakladıktan sonra biraz daha kuzeye giderek Peru`nun en güzel plajı denilen Büyük Okyanus kıyısındaki Ancora Plajı`nın serin sularına kendimi attım. Böylece Hint Okyanusu ve Atlas Okyanusu`ndan sonra nihayet Büyük Okyanus`un tuzlu suyuna da yüzümü sürmüş oldum.

    EKVADOR`A GEÇERKEN...

    Güneyindeki Bolivya sınırından girdiğim Peru`nun nihayet en kuzeyindeki Ekvador sınırında bulunan Tumbes kentine geldiğimde insanların ten renginde önemli bir açıklık gördüm. Güneydeki siyah tenli Aymara ve Keçhualar`ın yerini burada beyaz tenli insanlar almış. Bu duruma nemli ve ılıman bir iklimin de etkisi yok değil. Zira güney kıyılarındaki soğuk su akıntısıyla oluşan kurak iklim bu bölgede sona eriyor.

    Tumbes kentinin kozmopolit bir yapısı da var. Yakın bir tarihe kadar Ekvador sınırları içinde yer alan bu kent, çeşitli çatışmalar sonucu Peru topraklarında kalmış olsa da burada yaşayan insanların bir bölümü, ülkeleri değişmesine rağmen yaşadıkları topraklardan vazgeçmemişler.

    Bir ülkeyi baştan aşağı gezdikten sonra nihayet bir sınır kentine gelmişsem, hemen sınırın ötesinde beni bekleyen bilinmezliklerle dolu yeni bir ülkeye adımımı atmak için kontrol edilemez bir istek uyanır içimde.

    Bu kez saatler akşamı gösterdiği için Ekvador`a geçmeyi ertesi güne bıraktım. Zaten karayoluyla Amerika kıtalarını gezenler için burası ülkeler arası aktarma noktasından öteye bir anlam taşımıyor.

    ***

    Nazca`nın `annesi`: Maria Reiche

    Arkeoloji tarihinde çok nadir insanlar vardır. Örneğin Türkiye için, tüm yaşamını Afrodisias antik kenti kalıntılarına adayan Prof. Kenan Erim ne anlam ifade ediyorsa, Peru`nun Nazca çizgileri için de Maria Reiche o denli önemli taşır.

    1903 yılında Almanya`da doğan, matematik ve arkeoloji öğrenimi gören Maria Reiche, 1940`da Nazca`da ilk bilimsel araştırmaları başlatan Paul Kosok`un yardımcısı oldu.

    1948`de Kosok`un bıraktığı görevi üstlenerek, yaşamının geri kalan bölümünü Nasca`ya adadı. Bölgenin oldukça ayrıntılı haritalarını çıkaran Reiche, kuramlarını `The Mystery of the Desert` (Çölün Gizemi) adlı kitabında açıkladı ve kitabın gelirini çölü korumak, güvenlik ve yardımcılar tutmak için harcadı. 1994`de Peru vatandaşı olan Maria Reiche`nin çabalarıyla UNESCO 1995`te Nazca çizgilerini Dünya Kültür Mirası listesine aldı.

    Kenan Erim 1990 yılında yaşama veda ettikten sonra ömrünü adadığı Afrodisias`ta toprağa verilmişti. Maria Reiche de meslektaşı Erim gibi, 1998`deki ölümünden sonra Nazca`ya gömüldü. Bugün, Nazca Çölü kıyısında yaşadığı ev müze olarak kullanılıyor.



  2. #2
    ADANALI Guest

    Standart Ynt: GİZEMLİ ÇÖL: Nazca

    ustam çok iyi konu sağol varol

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Nazca Çizgilerinin Gizemi
    By TTS in forum EFSANELER VE DESTANLAR
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 09.01.2014, 11:37
  2. Nazca Çölündeki Sır
    By aga_0074 in forum ESKİ UYGARLIKLAR VE TOPLUMLAR
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 05.08.2013, 12:39
  3. GİZEMLİ İLİMLER-Cinler Ve Tılsım
    By ömerxx in forum DEFİNECİLİKTE CİN-BÜYÜ VE TILSIMLAR
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 03.02.2013, 22:03
  4. VANIN GİZEMLİ SIR TAŞLARI VE URARTU BİLMECESİ
    By Radmin in forum GENEL TARİH
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 14.01.2012, 11:08
  5. GİZEMLİ DEFİNELER
    By ömerxx in forum DEFİNECİLİKTE CİN-BÜYÜ VE TILSIMLAR
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 08.06.2010, 02:08
RSS RSS 2.0 XML MAP HTML SiteMap

Define Sohbeti,Elektrik Taahhüt,Define İşaretleri,DEFİNE ARAMA,DEFİNE

SEO UZMANI

LinkBacks Enabled by vBSEO 3.6.0 © 2011, Crawlability, Inc.