Sponsor Reklam-5
2 sonuçtan 1 ile 2 arası
Ağaç Şeklinde Aç2Beğeni
  • 1 gönderen TTS
  • 1 gönderen aga_0074

Konu: Kitlesel Hafıza Kaybı

  1. #1
    Status
    Offline
    TTS
    TTS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Azimli Defineci
    Erkek Şubesi
    Üyelik tarihi
    30.11.2013
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    172
    Tecrübe Puanı
    15
    OTOMATİK REKLAM

    Standart Kitlesel Hafıza Kaybı

    Immanuel Velikovsky (1895-1979), tarih, biyoloji, hukuk ve psikanalizi Moskova, Vienna, Berlin ve Edinburgh üniversitelerinde okumuştu. 1950'de yazdığı "Çarpışan Dünyalar"(8) adındaki eserinde büyük ilgi toplamıştı. Bu kitapta ortaya atılan göksel mekanizma tezleri büyük çapta Carl Sagan, Isaac Asimov ve başka bilim adamları tarafından çürütülmüştü (9). Ancak, ortaya attığı bir çok orijinal tezlerde bir gerçek payı vardır. Dr. Velikovsky tufanla ilgili yazmaya tasarladığı eserlerini yetiştiremedi. Onun kitlesel hafıza kaybı ile ilgili tezi konumuz açısından ilginçtir. Kendisi psikanalizin kurucusu olan Sigmund Freud'den bizzat ders alarak, Freudcu açıdan hafıza kaybı olayını, bireysel açıdan ziyade toplumsal açıdan değerlendirmişti.
    Kendi kozmolojik tezlerine göre geçmişte yer aldığını inandığı ve kapsamlı bir şekilde belgelediği felaketlerinin örtbas edilmesini bu şekilde açıklıyordu: "Çocukların ve bazı durumlarda büyüklerin geçirdikleri en korkunç olaylarının unutularak ve silinerek şuurdan bilinçaltına itildiği, insan zihni ile ilgili, tespit edilmiş bir gerçektir. Bunlar bilinçaltında garip korkular şeklinde yaşamaya ve ortaya çıkmaya devam ederler."
    İnsan geçmişinde en korkunç olaylardan biri yeryüzünün tutuşması idi. Bununla birlikte gökyüzünde peyda olan korkunç görüntüler, binlerce volkanlar tarafından fışkırılan lavlar, yerlerin erimesi, denizlerin kaynaması, kıtaların batması, uçan kızgın taşlarla topa tutulan ilkel bir kaos, yarılmış arzın gümbürdemesi ve kül kasırgaların kükremesi idi."
    "Platon'a göre, Solon'la görüşen Mısırlı rahibin varsayımına göre ateş ve selden oluşan felaketlerinin unutulmasının sebebi, o felaketlerde okumuş insanların bütün yapıtları ile birlikte yok olmasına bağlıydı. Ve ayrıca, bu felaketler, "...sizce fark edilmedi çünkü kurtulanlar kendilerini yazı ile ifade etmeye fırsat bulamadan ölmüşlerdi." Buna benzer bir fikir İskenderiye'de Philo tarafından da savunuldu. O birinci asırda şöyle yazmıştı, "Sürekli birbirini kovalayan su ve ateşten felaketlerden dolayı nesiller birbirine olaylar
    serisini nakledememişlerdir."
    "Felaket hatırlardan silinmişti. Bunun sebebi yazılı kayıtların bulunmayışı değildi, fakat bütün milletlerin, bilginleri ile beraber bu kayıtlarda açıkça belirtilen kozmik kargaşalar yerine onlarda alegorik ve mecazi anlam okumalarına yönelen karakteristik davranıştı.
    "Geçmişle ilgili en ürkütücü olayların, hem kişilerin, hem milletlerin hayatlarından silindiği veya bilinçaltına gönderildiği bir psikolojik fenomendir. Sanki unutulmaması gereken olaylar yok olmuş gibidir. Bunların kalıntılarını ve tahrif edilmiş kayıtlarını tekrar hayata döndürmenin tek kişide hafıza kaybını tedavi etmekten farklı bir işlem değildir."
    "İnsan aklı kolayca büyük bir felaketin inancına kapılabilir. Büyük, küçük tüm hayvanların Güney Patagonya'dan, Brezilya'dan, Peru'nun Cordillera'sına kadar yok olması için, ancak yerkürenin tümüyle temelinden sarsılmış olması gerekir.

    aga_0074 bunu beğendi.

  2. #2
    Status
    Offline
    aga_0074 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Öğretici Defineci
    Üyelik tarihi
    20.04.2008
    Yer
    DİYARBAKIR_AMED
    Mesajlar
    4.878
    Tecrübe Puanı
    360
    OTOMATİK REKLAM

    Standart

    guzel paylasim olmus emegine saglik
    TTS bunu beğendi.
    **İNANCA SAYGI DÜŞÜNCEYE ÖZGÜRLÜK**

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

RSS RSS 2.0 XML MAP HTML SiteMap

Define İşaretleri

Evde Ek İş İlanları