Sponsor Reklam-5
2 sonuçtan 1 ile 2 arası
Ağaç Şeklinde Aç2Beğeni
  • 1 gönderen aga_0074
  • 1 gönderen aliveli44

Konu: Osmanlı Padisahlarının Tılsımlı Gömlekleri

  1. #1
    Status
    Offline
    aga_0074 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Öğretici Defineci
    Üyelik tarihi
    20.04.2008
    Yer
    DİYARBAKIR_AMED
    Mesajlar
    4.878
    Tecrübe Puanı
    360
    OTOMATİK REKLAM

    Standart Osmanlı Padisahlarının Tılsımlı Gömlekleri

    Osmanlı Padisahlarının Tılsımlı Gömlekleri

    Osmanlı sultanlarının ayet, hadis ve sembollerle süslü her biri üç-dört yılda dokunan tılsımlı gömleklerinin sırrı hâlâ çözülemiyor. Uzmanlar, gömleklere işlenen şifrelerin Osmanlı tarihine ışık tutacağına inanıyor. Osmanlı padişahlarının savaşta galip gelmek, nazardan korunmak ve şifa bulmak için giyindikleri tılsımlı gömleklerin üzerindeki harf ve rakamların işaret ettiği anlam şimdilik bir sır. Üstelik çözülemeyen yalnızca şifreler değil, kumaşların nasıl olup da 8 bin çözgü ipiyle dokunduğu da anlaşılabilmiş değil.

    Gömleklerin şifresini ve dokuma tekniğinde kullanılan formülü bulmak ise merak tatmininden daha öte bir anlam taşıyor. Amaç, altın oranlarını Türk tekstilinin hizmetinde kullanmak. Tılsımlı sultan gömlekleri, ayet ve duaları tespit eden bir alim, işe başlamak için âyın eşref saatini hesaplayan müneccim ve sonunda gömleği bezeyen nakkaşların ortak ürünü.

    Kumaşlar çoğunlukla o zamanki adıyla Tonguzlu olan Denizliden getiriliyor saraya. Denizlinin kaliteli pamuğundan dokunan bezler, iç giyimi olarak tasarlanan tılsımlı gömlekler için bire bir. Hattatların kağıdı terbiye etmek için kullandığı aharlama yöntemiyle yazıya elverişli hale getirilen kumaşlar nakkaşlar atölyesinde işlenmiş. Bir gömlek üzerinde 3-4 yıl uğraşan hattatlar için meçhul kahramanlar yakıştırması yerinde olur; çünkü gömleklerin pek azında kimin tarafından yapıldığı yazılı.

    1978 yılından bu yana Topkapı Sarayı Müzesinde Osmanlı tekstili ve padişah giysileri üzerine çalışan Doç. Dr. Hülya Tezcan, tılsımlı gömlekleri grafik sanatının zirvesi olarak tanımlıyor. Gömleklerin üzerine celi, sülüs, kufi yazıyla işlenen ayetler ve dualar kare, yıldız gibi geometrik şekillerin ya da Kadem-i Saadet, Süleyman Mührü, Zülfikâr, lale gibi anlamlı motiflerin içine yazılmış. 15-20. yüzyıl arasında hazırlanan padişah giysilerini içeren saray koleksiyonunda Peygamber Efendimizin nübüvvet mührü, Hilye-i Şerif ve Onun için yazılan Kaside-i Bürdeyle bezenmiş dört gömlek yer alıyor. Ancak diğer gömlekler üzerinde de yine Peygamberimize ait Kadem-i Saadet ve Nalın-ı Saadet motifleri kullanılmış.


    Tılsımlı gömlekler üzerinde sıkça yer alan iki motif ise Hz. Ali'nin ucu çatallı kılıcı Zülfikâr ve çoğunlukla Musevi inancıyla bağdaştırılan Süleyman Mührü. Hülya Tezcan, gömleklerde Süleyman Mührünün saltanatın ebediyetini temsilen kullanıldığını ve Allah, Hz. Muhammed ve Hz. Ali isimlerinin çoğunlukla bir arada anıldığını tespit etmiş. Koleksiyonun en eski tarihli gömleği Şehzade Cem'e ait. Üzerinde 1477-1480 yılları arasında yapıldığına dair bir not bulunan gömlek ihtimal ki, 18 Temmuz 1482'de Anamur açıklarında şövalyelerin gemisine binerek Rodos'a hareket eden Cem Sultan'ın üzerindeydi. Talihsiz şehzade, saltanat yarışından galip çıkması için giydiği tılsımlı gömleğe rağmen Rodos'ta esir alındı. Cem'in gömleği şimdi Topkapı Sarayı koleksiyonunda. Ancak Viyana kuşatmasında bozguna uğrayan Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'nın gömleğinin hâlâ Viyana'da bir manastırda olduğu tahmin ediliyor.

    Hülya Tezcan, Osmanlı tarihinin tılsımlı gömlekler üzerinden okunabileceğini söylüyor. Nitekim 2. Selim'e Hürrem Sultan tarafından diktirilen gömlek yalnızca Selim ve Bayezıd arasındaki taht mücadelesini değil, Rüstem Paşa'nın entrikalarıyla boğdurulan Şehzade Mustafa'nın hazin sonunu da anlatır. Sultan 3. Murat'a ait gömlekte ise Konya Mevlevihanesi'ni kuran Şeyh Sinaneddin Dede'nin padişahlarla kurduğu iletişimi görmek mümkün. Sinaneddin Dede sadece gömleği yapan kişi değil, doğu seferine çıkarken elini öpüp hatırını soran Yavuz Sultan Selim'e , seferden zaferle döneceksin; benim senden tek isteğim dergâh'a yardım etmendir,diyen ilginç bir kişilik.Yavuz hakikaten savaştan zaferle dönüyor ve Konya Mevlevihanesi'ni yapmaya başlıyor.





    gömleklerde yer alan duaların açılımlarını içeren bir bölüm mevcut. Dualar Dr. Murat Sülün tarafından kaleme alınmış. Dr. Sülün, 'Kur'an-ı Kerim'in görünür yüzünden başka, herkesin bilemeyeceği bir başka vechesinin daha olduğu kabûlüdür.' diyerek söze başlıyor. Sülün'e göre, hecâ harflerinin, Hurûf-i Mukatta'a'nın, Besmele'nin, Kelime-i Tevhîd'in, Esmâü'l-Hüsnâ'nın birtakım hâssa ve sırları olduğuna, ayrıca âyetlerin, Esmâü'l-Hüsnâ'nın ve sûrelerin 'hâdim'leri -hizmetkârları- olduğuna inanılıyor. Bunun temelinde de harflerle kozmos arasında bir ilişki olduğu inancı yatıyor. Böylece, Kur'an pasajlarına zâhirî mânaları dışında birtakım özellikler (havâss) yüklenmiş ve Kur'an'daki harf ve cümlelerin belli sayılarda ve bir sıra dâhilinde okunması ya da yazılması durumunda istenen her sonucun alınacağına inanılmış ve bu inanç zamanla sistemleştirilmiş. Esmâü'l-Hüsnâ, Hurûf-i Mukatta'a, Besmele, Âyete'l-Kürsî, Nûr âyeti, Nazar âyeti, Fâtiha, İhlâs, Mu'avvizeteyn, Haşr, Bakara, Yâsîn, Vâkı'a başta olmak üzere, istenen şeyle anlam yakınlığı bulunan pasajlar, çeşitli kombinasyonlar haline getirilerek korktuğu birinden emin olmak, düşman silâhını etkisizleştirmek, psikolojik rahatsızlıklardan kurtulmak, cinlerle temas kurup bunları istihdam etmek... Kısaca; yaşanılan maddî-manevî her tür sıkıntıdan kurtulmak ve herhangi bir hâcetin gerçekleşmesi için okunup yazılır olmuş.





    Osmanlı döneminde savaşa giderken gömlekler tılsımlanırdı, kazasız belasız eve dönüş için. Osmanlı döneminde üzerinde taşınan veya evin görünmez bir yerine gizlice saklanan tılsımlarla zengin, lale devri gibi çok zengin bir dönem yaşandı. Osmanlı döneminde kadim bilgiler harmanlandı, bir çok sevdalı sevdiğine kavuştu. Değerli eşyalar ve mülkler koruma altına alındı, şifa bulundu, hazineler korundu. İmkansız aşıklar birbirine kavuştu, devletin alt kademesindeki sıradan bir memur padişahın yanına yerleşti. Pahişahı çok özel bir tılsımlı yüzük korudu. O dönemde tılsımlar saraya özeldi. Halk arasında yaygın olarak kullanılan muskadan farklı, büyük ve gizemli bir enerji taşırdı.

    Yıllar geçip, zenginleştikten, sevenler birbirine kavuştuktan, başarı kazanıldıktan sonra, yani: İhtiyaç bitmeye başladığında bu bilgiler unutuldu.

    Fransız İhtilalinin dünyaya yansıması, efsuna “tu kaka”, tılsıma “cadılık” olarak bakılmasını sağladı. Bu korkutucu ve faydadan bile uzaklaştıran inanç astrolojiye “ fal” diyen düşüncenin ta kendisidir ve zenginlikten, başarıdan uzaklaşan sorunlu bir dünyanın belki de başlangıç noktasıdır. Meleklerle yapılan çalışmalara, şeytanla yapılan anlaşma gözüyle bakan zihniyet dünyayı saran ekonomik darboğazın sebebi hakkında sayfalarca literatür doldurabilir. Ama küçük bir tılsım kadar bile işlevsel ve yararlı değildir.

    Lale zenginlik sembolüydü, efsundu bu nedenle çok yaygındı. Tılsım, efsun yaptıran kişiler şimdilerde bizim “evrensel dilek” dediğimiz evrenin, toplumun yararına olacak bir şeyde mutlaka yapardı. Bu gelenekti. Efsun, Osmanlı Devletinde sıkça kulanılır, bu nedenle devlet büyükleri; kütüphane, camii, sebil, çeşme yaptırarak gelenin bir bölümünü dağıttıklarına inanırlardı. Sanata değer verilirdi. Astroloji önemli ve zorunlu bir dersti. Simya ilimini bilen ustalara saygıyla davranılırdı.

    Tılsım ve efsun yapmak için ancak üst düzeydeki memurların astroloji haritası incelenirdi. O dönemde elle yapılan haritaların hesabı oldukça zordu. Bir yandan astroloji haritasında savaşların sonuçları görülmeye çalışılır, öte yandan sonuçlar tılsımla değiştirilmeye, iyilikle sonlandırmaya gayret edilirdi.

    Aslına bakarsanız günümüze kadar gelen tılsım ve efsun kullanımında modernizasyondan başka bir şey pek değişmemiştir. Amaç ve sonuca ulaşma kesinliği değişmez.

    Osmanlı Tılsımları, dünyanın çok nadir bölgelerinde kullanılan “Gezegen Tılsımı”ndan ayrı olarak her koşulda müthiş bir korunma ve yükseliş sağlar. Tamamen kişiye özeldir. Başarı, aşk, para, zenginlik, yükseliş ve sağlıktan mülke kadar her şeyin korunmasında keskin, hızlı ve güçlüdür. Bütün tılsımlarda olduğu gibi uygulamacının gücüyle doğru orantılıdır ve inanıp inanmamakla alakası yoktur. İnanmasanız da çalışır. İnanmasanız da gücünü kanıtlar.

    Hikaye o dur ki; Hürrem Sultan da, diğer sultanlarda tılsım yaptırmış, padişaha yakın olmuşlardır. Hikaye odur ki; kırk savaştan kansız dönenlerin üzerinde tılsımlı gömlekler vardır. Hikaye odur ki imkansız aşıkları kavuşturan yegane tılsım Osmanlı’da yapılmıştır. Hikayelerin bitimsiz olması bu yaygın yöntemin kısa sürede sonuç vermesidir ve imkansızı başaracak kadar güçlü olmasıdır.....

    aliveli44 bunu beğendi.
    **İNANCA SAYGI DÜŞÜNCEYE ÖZGÜRLÜK**

  2. #2
    Status
    Offline
    aliveli44 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Azimli Defineci
    Üyelik tarihi
    02.07.2013
    Yer
    DEFİNE İŞARETLERİ UZMANI
    Mesajlar
    222
    Tecrübe Puanı
    15
    OTOMATİK REKLAM

    Standart

    Güzel bilgi
    Güzel paylaşım
    aga_0074 bunu beğendi.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Tarihi eski paralar/osmanlı paraları/osmanlı sikkeleri resimleri
    By ömerxx in forum ROMA GREEK VE BİZANS SİKKELERİ
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 23.04.2014, 22:46
  2. Tılsımlı Dualar
    By aga_0074 in forum DEFİNECİLİKTE CİN-BÜYÜ VE TLSIMLAR
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 05.01.2014, 09:50
  3. Osmanlı Padişahlarının Tılsımlı Kıyafetleri Resimleri
    By aga_0074 in forum OSMANLI TARİHİ VE OSMANLI PADİŞAHLARI
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 04.12.2013, 11:58
  4. Padişahların Tılsımlı Gömlekleri
    By Blue in forum GENEL TARİH
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 14.03.2012, 22:58

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

RSS RSS 2.0 XML MAP HTML SiteMap

Define İşaretleri

Evde Ek İş İlanları