Sponsor Reklam-5
2 sonuçtan 1 ile 2 arası
  1. #1
    Status
    Offline
    TURAN-HAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kıdemli Defineci
    Üyelik tarihi
    29.05.2010
    Yaş
    59
    Mesajlar
    278
    Tecrübe Puanı
    10
    OTOMATİK REKLAM

    Standart Musa Peygamber Yahudi mi?

    Hitit yazıtlarına göre, çok eski tarihlerde, Mısır ile yapılan devletler arası bir antlaşma ile Fırtına Tanrısı Teşup tarafından korunan ve kollanan Kuruştama diye anılan bir kabile Mısır a gönderilmiştir.[/size] [size=medium]Babam (Mısır ile) antlaşma tabletini tekrar istedi. Eskiden Fırtına Tanrısının, nasıl Hatti adamı olan Kuruştama adamını (halkını) aldığını ve Mısır a götürdü(ğü) ve Mısır adamları yaptığı ve nasıl Fırtına Tanrısı Mısır ülkesi ile Hatti arasında bir antlaşma bağladığı ve devamlı olarak aralarında dostluklar olduğu yazılı idi. (S.Alp, Hitit Çağında Anadolu)I. Suppiluliuma’ nın vebâ ya karşı dua tableti silsilesi içinde iki ayrı tablette müstakil olarak geçen Kuruştama adamları halkının kimlerden oluştuğu daima merak etmişimdir. Zira bu tabletlere çok eski yıllarda karşılıklı bir antlaşma ile Fırtına Tanrısı tarafından, Mısır’a gönderilen bu kabile, kutsal niteliklere sahip olmalıdır ki, Hurrilerden Hititlere geçen Baş Tanrı Teşup, tarafından bizatihi himaye edilmektedir. Teşup tarafından sevilen bu halk, zaman içinde Hititler tarafından unutulmuş ve ihmal edilmiş, veba salgınına karşı dua tabletlerinde bu halktan açıkça özür dilenmek istenmektedir.
    Tablette bahsedildiği gibi çok eski tarihlerde Mısır ile Hitit arasında savaş dışında halk mübadelesine yol açacak kadar birlik ve kaynaşma süreci, sadece Hiksos (Hkasos) istilasının (MÖ.1660-1570) son döneminde rastlanmaktadır. Bu dönem dışında Hititler, Mısırlılar ile arasında daima bir çekişme yaşanmıştır.
    MÖ.2000 yıllarının başlarında Asya dan ve Avrupa dan, Ortadoğu ya doğru büyük bir göç hareketi yaşanmıştır.
    Deniz Halklarının toplu olarak, sözleşmiş gibi Avrupa’ dan (İllirya üzerinden) Cezayir ve Libya’ ya oradan Mısır üzerine istilaları ile Mısır Firavunlarının gücü ile Sina üzerinden Fenike ye kadar yolculukları Dor İstilasını oluşturmuş ve Ugaritin zaptına kadar sürmüştür.
    Bu tarihten sonrada Ugarit te mukim Kenan halkı daima bir başka krallığın vasallığı altında ticaret yapmak zorunda bırakılmıştır.
    Aynı dönem içinde, Orta Asya dan bir başka halk kitlesi Anadolu ya inmiş ve Hitit İmparatorluğunun kurucusu olmuştur.
    Yine aynı dönemde Orta Asya dan gelen İran ve üzerinden Mezopotamya ya yerleşen bir başka göç dalgası ile gelenler arasında Saslar da vardır. Bugün bile İran da Şas=Şasuvan adında bir Türk kabilesi vardır. Hatta İran da Sasanyan devletini kuranlar Türk tür.
    Böylesine büyük bir göç dalgasını, ancak dünyayı sarsan, yıllarca süren bir iklim değişikliği ve bunun sonucu oluşan kıtlık yaratabilir. Fırat ve Dicle ırmaklarının bolca suladığı, alüvyonlar ile bereketli Mezopotamya bölgesine tüm dünya halklarının akın etmesi doğal bir sonuçtur.
    Mısır da MÖ.1660 yıllarında yaşanan Hiksos istilasını bildiren ve isim olarak (Hkasos) adını yazan Maneton dur. Mısır sarayında yüksek derecede rahip olan bu zat, görevde bulunduğu dönemde eski tarih yazmalarından derlediğini kaleme almış ve bu yapıt günümüze ulaşmıştır. Hiksos ismine başka bir kaynakta rastlanmamaktadır. Yinede isimden yola çıkan bilim adamları, Bu kavimin menşe-i hakkında fikir yürütmüşlerdir. Maneton un kendisi, isimin manasını; Hka=Kral, Sos=Bedevi, olarak açıklamıştır. (Bedevi Kral) olarak tercüme etmektedir. Epytome, bu halkın Fenikeler olarak düşünmüştür. Yunanca ya çeviride ise (icasos) olarak yazılmıştır.Müller ise, Hkasos ismini, Hka=Kral, Şasut=Yabancı olarak okumuş ve Hkaşasut yazılımından; (Yabancı Kral) anlamı çıkarmıştır.
    Ünlü tarihçi A. Moret; Napatada da bulunan bir dikili taştaki kahramanlık yazıtındaki;
    Firavun Thotmeş in, büyük Mitani ordusunun Kralı Haşetyo nu mağlup etmesi hikayesinden yola çıkarak, Maneton’ nun Hkasos (Hiksos) denilen kavminin, Mitani Kral Haşetyo ve [Hurri] halkı olabileceği, dolayısı ile Hiksosların, Hurri-Mitani olduğunu söylemiştir.
    Ord. Prof. Dr. Yusuf Ziya Özer ise, Hkasos adından yola çıkarak, (Hka) kelimesinin (ike) ile benzerliğine dikkat çektikten sonra,eski Türkçe de; (ike) kelimesi gerçekten (prens, kral) manasına geldiğini vurgulamaktadır. Bu halde diğer kelime (Sos) kelimesinin bedevi veya yabancı manasından çok bir kabile olabileceğini söylemekle, (Sos) ile (Sas) arasındaki telaffuz yakınlığından, bu kavmin (Saslar) olabileceğini söyler. Türkistan nın başkenti olan, Taşkent in eski adının (Şas) olduğu ve Çinlilerin, (Tiyan Şan) ve civarında Sasların hakim olduğunu yazdığını, daha sonra Orta Asya dan gelen bu halkın, İran üzerinden Orta Doğuya ve oradan Mısır a kadar gelmiş olabileceklerini iddia eder. Devamla, (Hkasos= Hiksos=İcasos=İkesos=İke-Sas) ses benzerliği içinde Hiksosların adının manası (Sas Krallığı) olduğu iddiasındadır.
    En meşhur Hiksos krallarından Hıyan ın, Ergenekon destanında adı geçen (Kayan) ile benzerliğinden bahseder. Yine bir başka Hiksos Kralının adı; Salitis olup, bu isimde (Soltuz) ile benzerlik kurar. Bu isim (Yıldız) manasındadır. Yine bir başka Hiksos Kral adı Apofis ise, Göktürk hükümdarı (Apo) nun ismi ile aynıdır.
    Mısır a süvari savaşını, yani atı ve atlı arabaları getiren Hiksoslardır. Daha önce hiç at görmediklerinden, tıpkı Yunanlılar gibi, ata binen insanları önceleri dört ayaklı canavarlar olarak tarif etmişlerdir. Hiksoslar, süvari hareket ve sürati ile Orta Doğu da kısa sürede Mısır dan Dicle ye kadar hakim olmuşlar, Hammurabi krallığını (Babil) epey sarsmışlardır. Hititler ise, Anadolu da kalarak, bu savaşçı Sas Kralları ile karşılaşmak istememiştir. 90 yıl sonra Saslar gibi, Orta Asya dan gelen Hurri-Mitani imparatorluğu ile Hititler, Mısır a yardımcı olmak ve zayıflayan Sasları Mısır dan doğuya Sina bölgesine sürmüşler ve Saslarda bir dönem burada ikamet ettikten sonra diğer kavimlerin saldırıları sonucu iyice zayıflamış ve Mezopotamya içine dağılarak halklar içinde eriyerek yok olmuştur.
    Hiksos işgalinden, Hititler yardımı ile kurtulan Mısır, daha doğrusu tüm Mezopotamyada yeni kültürler ve krallıklar doğmuştur. Aynı değişim ve yeniden yapılanma, III. yüzyılda Hun İstilasından sonra Avrupada yaşanmıştır. Bu konu ilerideki bölümlerde ele alınacaktır.
    İşte bu yardım sonrası MÖ.1570 den itibaren Mısır ı, en üst seviyede ihtişama ve topraklara ulaştıracak güçlü 18. sülale iktidara gelmiştir. Hititler ile Mısırlılar arasında bu yardımlaşma sonucu, Hurri kökenli Kuruştama adamları, MÖ.1570 yılında, Mısırlı Kames ve oğlu Ahmes (manası: Ay)ın Hiksos sonrası hükümdar olduğu Mısır a gelmiştir. 18. Sülale ‘ nin ilk Krallığı döneminde gelen bu halk, ne tesadüftür ki, yine Rahip Ay dönemi sonunda (MÖ.1321) Hitit Kralı I. Suppiluliuma döneminde yani 250 yıl sonra, Hurri topraklarına geri dönecektir. Tarih her dönem tekerrür etmiştir. Mısıra göçen Kuruştama adamlarının ise, Hurri olduğu tartışmasızdır.
    Ord. Prof. Dr. Yusuf Ziya Özer, -Mısır Tarihi- kitabının 174. sayfasında; (Mitanilerin Türk olduğunu, günümüzde bile Özbekistanda -Mitan- adı altında bir kabilenin yaşadığı, Hurrilerin ise, bugün Hive çevresinde yaşayan -Teke Türkmenleri- ile akraba olduğu) söylemektedir. Böyle bir iddianın Ord. Prof. Ünvanını taşıyan birinden gelmesi inandırıcılığını arttırmaktadır.[/size]
    -Kuruştama- kelimesi köken olarak Hurri dilindendir. Bu konuda tarihçiler arasında hiçbir ayrışma yoktur. Hurri dilinde kelimeler, Türkçe gibi, kök hecesine sondan eklenen hecelerden oluşur. Bu halde Kuruştama kelimesini hecelersek, [Kuruş-t-ama] diye ayırmamız mümkündür. (Uma) özel bir isimin sonuna gelebileceği gibi, (örneğin: Suppiluli-uma); bir yer adının sonuna da gelebilir. (örneğin: Perg-uma=Bergama=Dağ Halkı) Kuruş-t-ama olarak kelimeyi ayırmak yukarıdaki örneklerden anlaşıldığı gibi doğru olacaktır. (ama) hecesi, (Perg-uma=Bergama örneğinde olduğu gibi) ses değişikliğ ve uyumu içinde uma-, ama- ya dönüşmüş ise, anlam olarak (halk) demektir.
    Geriye (Kuruş-t) çözümü kalır. (Kuruşt) gibi bir birleşim Hurrice gibi sondan ekli dillerde gözetilmesi zorunlu olan ses uyumuna aykırı olduğu için, -t- harfi ancak Kuruş- kelimesi ile (halk) manasına gelen (ama-uma) kelimelerin arasında birleştirici ve mana ifade etmeyen bir harf olabileceği gibi, sonradan kelimeye yapılmış lehçe farkından gelmiş bir ekte olabilir.
    Her sonuca göre; Kuruştama özel isminin kökü, [Kuruş] olmalıdır. Daha da kelimeyi parçalarsak, Kur-uş=Kur=Kor, gibi kök heceden türemiştir. Fakat bu kadar derine inmeden; Kabile adının aslı; (Koruşuma) olabilir. (Kor) Türkçe de, (Ateş) manasına gelir, Ateş ise simgebilimde; (Nur-Işık-Aydınlık-Bilgelik) ile aynıdır…
    Anadoluda (Işık Halkı) olarak bilinen bir başka halkta vardır; Luviler… Bu halk Troya halkının kökenini oluşturmaktadır. (not: Troyalılar eski avrupalı tarihçilere göre Türk kökenlidir. Bakınız. Haluk Şahin, Troyalılar Türk müdür kitabı), Luviler, (Bilgelik) açısından üstün özelliklere sahiptir. (Luvi) kelimesi ile Tevrat ta geçen (Levi) kelimeleri arasındaki benzerliğe dikkat etmek gerekir. Kuruştama Kabilesi, Güney Doğuda Ateş Halkı, olarak anılıyor ise, Batı Anadolu da Luvi Halkı, Işık Halkı olarak anılır. Tevrat ta ise, Leviler üstün kültürlü, bilge rahiplerdir ve Peygamberler Kabilesi olarak geçer. İbrahim Peygamberden itibaren tüm Peygamberler Levi Kabilesi içinden gelmiştir. Kor, yunanca yazılım ile KHOR evrimleşerek, (K)HOR=HUR=HUR-Rİ, Hurrice ile aynı dil kolu içindeki Türkçede sondan eklenen Li, Lı-Ri gibi ekler kavim adlarında rastlanır. (Örneğin=Berber-Ri gibi) Bu kabilenin bir kısmı Batı Anadolu ya kadar yayılmış ve Luvileri yani -Işık Halkı- nı oluşturmuş, diğer kısmı Hatti-Mısır antlaşması ile Mısıra göç etmiş ve 1321 yılında, yani tam 250 yıl sonra Hurri Ülkesine geri dönmüştür. Hitit kaynaklarına göre, bu kabilenin adamları (Apilu) yani Tanrı ile konuşan insanlardır. Levilerin kökünün iki nehir arasından, (iki nehrin Aram ı) geldiği kabul edilir. Bu iki nehir arası Mezotopamya daki Dicle ve Fırat nehirleri arası olmayıp, Hazarın doğusundaki (Kök-Türk Devleti) nin kurulu olduğu -Maveraünnehr- bölgesi olabilir.
    Hitit kaynaklarından, Kutsal Kuruştama Kabilesi hikayesini araştırmaya devam edelim. I. Şuppililuma yıllar boyunca,ülkesinde yaşadığı Veba salgınının sona erdirilmesini, Kuruştama adamlarından istemektedir. Demek ki bu kabile adamları dini saygınlığa sahip olmalı ki, veba belasının oluşturduğu lanetin sahipleridir.
    Hattinin Fırtına Tanrısı Kuruştama adamlarını Mısır ülkesine getirdiği ve Hatti nin Fırtına Tanrısı onlara Hatti adamlarının karşısında bir antlaşma yaptığı zaman onlar Hatti nin Fırtına Tanrısı tarafından yemin ettirildikleri için ve Hatti adamları ile Mısırlılarda Hatti nin Fırtına Tanrısı tarafından yemin ettirildikleri halde geldiler ve Hatti adamları antlaşmayı bozdular ve Hatti adamları derhal Tanrı yeminini çiğnediler. Babam askerleri ve araba savaşçılarını gönderdi ve Mısır topraklarına ve Amka Ülkesine saldırdılar. Tekrar gönderdi tekrar saldırdılar. Mısırlılar korkunca geldiler, babamdan oğlunu (Mısır da) Krallık için ısrarla istediler. Babamda onlara oğlunu verince, onlarda onu (Mısır’a) götürünce onu öldürdüler. Babam kızdı ve Mısır ülkesine (sefere) gitti ve Mısır ülkesine saldırdı. Mısır ülkesinin askerlerini ve araba savaşçılarını imha etti. Yakaladıkları tutsakları Hatti ülkesine geri getirdikleri zaman, tutsaklar arasında Hatti ülkesinde salgın (veba hastalığı) çıktı. Onlar devamlı ölmeye başladılar…Mısır ülkesinden getirdikleri tutsaklar VE GÖÇMENLER ve Hattuşa halkının salgın için ödediği bedel yirmi katını buldu…TANRI İLE KONUŞAN ADAMLARDAN istekte bulundu. …Beni yaşat, eğer bu nedenle ölümler olursa onu ben tekrar düzeltinceye kadar, artık ölmesinler… (S. Alp; a.a.g.) [color=rgb(0, 0, 0)][/color][color=rgb(0, 0, 0)][size=medium][img width=514 height=339]http://static.newworldencyclopedia.org/e/eb/Moses-red-sea.jpg[/img][/][/size] [size=medium]Hitit deki veba salgının, Mısır da 18. Sülale döneminde Tutanhamon nun katli üzerine yaşanan iktidar savaşı içinde bir başka bağı vardır. Rahip Ay nın meşru iktidar sağlamak için Kraliçe Aheshamon ile evlenmek arzusuna, şiddetle karşı çıkan Kraliçe, Hitit Kralına mektup yazması ile trajik olaylar başlar. Kraliçe kendi tebaasında gördüğü bir saray naibi ile evlenmektense, ölmeyi tercih edeceğini, buna engel olmak için, Hatti Kralından bir oğlunun Mısır’ a göndermesini ve yapılacak evlilik ile Mısır’ ın kurtulacağını yazmaktadır. Uzun bir tereddüt sonrası Hitit Kralı oğlunu gönderse de, Mısır’a varmadan Rahip Ay ın komplosu ile öldürülür. Rahip Ay, Kraliçe Aheshamon ile zorla evlenir ve Mısır Firavunu olur. Buna çok sinirlenen Hitit Kralı, bir ordu ile Mısır’a savaş açmış ve Mısır ordusunu (Hitit kaynaklarına göre) hezimete uğratmıştır. Bu savaşa (yenilgi sebebi ile olsa gerek) Mısır kaynaklarında rastlanmaz. Büyük bir ihtimalle, tıpkı Aton inancının yok edilmesi gibi, Hitit yenilgisi sonradan Firavun olan başkomutan Horemhep tarafından kayıtlardan silinmiştir.
    Yengi sonucu, Hitit Kralı ganimet, köle ve göçmenler ile ülkesine geri döner. Bu yenilgi (MÖ.1325-1321) Rahip Ay iktidarının son günlerine rastlar. Bundan sonra (MÖ.1321-1293) Baş komutan Horemhep iktidar olmuştur.
    Yine Hitit kaynaklarına göre; yaşanan Vebâ salgını başlangıcı için, Mısır dan savaş sonrası ganimet olarak kölelerin, Hitit’te getirilmesi sebep gösterilmektedir.
    Burada savaş sonrası köle ve ganimet alınması ve ülkeye getirilmesi normal olsa da, ülkeye geri gelenler arasında göçmen insanlardan bahsedilmektedir. [/size]
    [/color]
    [color=rgb(0, 0, 0)][size=medium][img width=498 height=326]http://mehtun16.sitemynet.com/mynet_resimlerim/turk_yerlesim.jpg[/img][/size][/color]
    [size=medium]Bu özgür göçmen insanlar I.Şuppiluliuma nın bahsettiği veba lanetinin sahibi, Kuruştama adamları olabilir mi… diye bir şüphe duydum. Veba salgınının sebebi içinde, Fırtına Tanrısı Teşup tarafından korunan kutsal (Bilici-Apilu) Kuruştama adamlarının, eski bir tarihte Mısır a gönderilmesi ile başlayan olaylar zincirinde; Hattinin, Mısır ile antlaşmayı bozması sonucu başa gelen bela gösterilir. Vebanın, Mısır köleleri ile birlikte geldiği, gelenler arasında Mısır dan gelen göçmenlerin bulunduğu anlatılmaktadır. Bu şüphe üzerine diğer dini kaynaklar, tarih ve olayların çakıştığı noktaları araştırdığımda bambaşka bir tarih önümde duruyordu,
    Ve Rab Musa ya dedi. Artık Firavun nun üzerine bir bela daha getireceğim, ondan sonra sizi buradan salıverecektir. Sizi salıverdiği zaman mutlaka sizi buradan tamamen kovacaktır….Ve geceleyin, Firavun kendisi ve bütün kulları ve bütün Mısırlılar kalktılar, ve Mısır da büyük feryat vardı. Çünkü içinde ölü olmayan bir ev yoktu. Ve geceleyin Musa’yı ve Harun’u çağırıp dedi; Kalkın, hem siz, hem de İsrail oğulları, kavmimin içinden çıkın, ve gidin söylediğiniz gibi Rab be ibadet edin.. ve beni de mübarek kılın… (Çıkış, 11-1; 12-30)[/size] [size=medium]Bu satırlarda Mısır dan çıkışta büyük bir Veba salgını olduğunu açıkça görebiliyoruz. Bu salgın galip Hitit ordusu tarafından memlekete getirilen köle ve göçmenler arasında da devam etmektedir.[/size] [size=medium]Rabbin önünde Veba ile öldüler. (Sayl. 14-37)
    Ve böylece Rabbin cemaati arasında Veba oldu (Sayl. 31-16)[/size] [size=medium]Tevrat a göre bu salgından Nun oğlu Yeşu ve Yefunne oğlu Kalep ile henüz evlenmemiş kadınlar ve çocuklar sağ kalmıştır.Mısır da köleler arasında başlayan vebâ salgını yayılma ile, Mısır ilinden savaş sonrası köle ve göçmenlerin getirilmesi ile Hitit ülkesinde tam bir yıkıma sebep olmuş ve Krallar dahi bu beladan kurtulamamıştır.

    https://www.defineyeri.net/

  2. #2
    ADANALI
    ADANALI - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    OTOMATİK REKLAM

    Standart Ynt: Musa Peygamber Yahudi mi?

    ustam çok iyi konu sağol varol

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Hz. Musa Aleyhisselam Hayatı
    By aga_0074 in forum KAViMLER & HELAKLAR & PEYGAMBERLER
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 11.02.2013, 14:10
  2. Peygamber efendimizin secdedeki duası
    By aga_0074 in forum DİNİ KONULAR
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 16.10.2012, 07:55
  3. peygamber efendimizin şifalı duaları
    By aga_0074 in forum PEYGAMBER EFENDIMIZ .SAV.'den ŞiFALI DUALAR
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 08.09.2012, 09:46
  4. Hz.Peygamber Efendimizin .sav. Taif Duası
    By aga_0074 in forum PEYGAMBER EFENDIMIZ .SAV.'den ŞiFALI DUALAR
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 08.09.2012, 09:34
  5. PEYGAMBER SEVGİSİ
    By Radmin in forum DİNİ KONULAR
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 12.10.2011, 13:51

Yer imleri

RSS RSS 2.0 XML MAP HTML SiteMap

Define İşaretleri

Nasıl Polis Olurum