Sponsor Reklam-5
2 sonuçtan 1 ile 2 arası
Ağaç Şeklinde Aç1Beğeni
  • 1 gönderen aga_0074

Konu: Altın ve tarihçesi

  1. #1
    Status
    Offline
    aga_0074 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Öğretici Defineci
    Üyelik tarihi
    20.04.2008
    Yer
    DİYARBAKIR_AMED
    Mesajlar
    4.895
    Tecrübe Puanı
    359
    OTOMATİK REKLAM

    Standart Altın ve tarihçesi

    Sembol:Au
    Atom numarası: 79
    Atom ağırlığı: 196.96655 g/mol
    Saf Altın kırmızımsı sarı renkli, özgül ağırlığı 19,3 gr/cm3, erime noktası 1063°C, kaynama noktası 2700°C olan, yumuşak, kolayca tel ve levha haline gelebilen bir metaldir.Elektrik iletkenliği Gümüşten azdır. Çok asal bir metal olup hava Oksijenine karşı dayanıklıdır, suda ve asitlerde çözünmez kuvvetli bazlardan etkilenmez, ancak Altın suyu denilen 1HNO3 + 3 HC1 de veya kompleks oluşturabilen Sodyum siyanür gibi tuzların çözeltilerinde çözünür.

    Altın, kimyada Au sembolü ile gösterilen yumuşak, parlak sarı renkte metalik bir element. Altının parlak sarı rengi, asitlere karşı dayanıklılığı, doğada serbest halde bulunabilmesi ve kolay işlenebilmesi gibi özellikleri, insanların ilkçağlardan beri ilgisini çekmiştir. Altın, parlak sarı rengi ve ışıltısıyla göz alan çok ağır bir metaldir. Üstelik kolay kolay tepkimeye girmeyen çok kararlı bir element olduğu için havadan ve sudan etkilenmez. Bu yüzden hiçbir zaman paslanmaz, kararmaz ve donuklaşmaz. Bir başka özelliği de saf haldeyken çok yumuşak olmasıdır; bu nedenle kolayca dövülerek biçimlendirilebilir. Altın bütün bu özellikleriyle tarih boyunca en kıymetli metallerden sayılmıştır.

    Bir gram altından üç kilometre uzunluğunda bir tel ve 10-5 santimetre kalınlığında levhalar yapılabilir. İnce tabakalar halinde iken mavi veya yeşil renkte görülür.Metalik altın genellikle nehir kumları arasında bulunur. Deniz suyu da 0,01 mg/m3 Altın içerir ve böylece bütün denizlerde toplam milyonlarca ton Altın bulunur.


    Tarihçe :Tarihte bilinen kayıtlara göre Mısır hükümdarları zamanında M.Ö. 3200 yıllarında, altın darphanelerde eşit boyda çubuklar halinde çekilerek para olarak kullanıldı. Au Latince Aurum kelimesinden gelmektedir.

    Peru’da M.Ö. 2000 yılına ait altın ziynet eşyaları kalıntılarına rastlanmış olup, Amerika kıtasındaki Aztekler ve İnkaların da altına tutkun oldukları bilinmektedir.

    Altına önem veren eski medeniyetler arasında; Yunanları, İranlıları, Makedonyalıları, Asurluları, Sümerleri ve Lidyalıları saymak yerinde olur.

    M.Ö. 550 yıllarında Lidya Kralı Krezos, altını para olarak (sikke) bastırmış ve altının para olarak basılması ile de ticaret artmıştır. Şehirler zenginleşmiş ve dünya yeni bir refah dönemine girmiştir.

    Türk boylarında İskit ve Sormatların (M.Ö. 1000) milli kahramanları konu alan altın toka yapımında ileri oldukları bilinmektedir. Dördüncü ve dokuzuncu yüzyıl aralarında ise altın kase, vazo işçiliğinde en güzel örnekleri vermişlerdir. Bu eserlerden bir kısmı New York, Morgan kolleksiyonunda teşhir edilmektedir. Türkler müslümanlığı kabul ettikten sonra altından eşya yapımını azaltmışlardır. Altın eşyayı sadece süs olarak kullanmışlardır. Çıkarılan yerler: Antakya, Niğde, Balıkesir, Kütahya, Bursa, İzmir ve çevresidir.Dünyada ise Yeni Gine’de çıkartılır.

    Bulunuşu :Altın, dünyanın geniş bir bölümünde düşük konsantrasyonlarda bulunur. Yer küresinin tahminen 0,001 ppm (milyonda bir)ini teşkil eder. Kalaverit (Au2Te4), silvanit (Au2Ag2Te6) ve krennerit (Au8Te6) mineralleri olduğu gibi bakır ve kurşun minerallerinde de eser miktarları bulunabilir. Volkanik kuvarsların içinde, akarsuların kumlu yataklarında toz ve külçe halinde bulunur.

    Radmin bunu beğendi.
    **İNANCA SAYGI DÜŞÜNCEYE ÖZGÜRLÜK**

  2. #2
    Status
    Offline
    labirent15 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yeni Defineci
    Üyelik tarihi
    07.08.2018
    Mesajlar
    1
    Tecrübe Puanı
    0
    OTOMATİK REKLAM

    Standart

    altını topraktan ayırma için nişadar ile ayırma işlemini yaptım....Nişadarı evde ocakta tavada ısıttım yarım saat falan tahta kaşıkla karıştırdım nişadırın biraz rengi değişti ama erime hiç olmadı bende analiz topraktan bir avuç atıp bi 15 dakika daha karıştırdım sonra ocağı kapatıp tavayı incelediğim zaman sarı sarı renkli bir sürü kumun içinde birleşmeler var ama sadece renk değişme var altın birleşmesi gibi bir şey yok...nişadarın erimesi için daha çok bir ısımı yada su falan mı katmam lazım...yardımlarınızı bekliyorum

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Tunç ve bronz ve tarihçesi
    By aga_0074 in forum DEĞERLİ MADENLER VE TAŞLAR
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 17.02.2015, 13:54
  2. Altın Kural
    By TTS in forum DEFİNECİLİKTE ALTIN KURALLAR
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 02.10.2014, 11:06
  3. zeugma tarihçesi
    By ömerxx in forum TARİHİ VE TURİSTİK YERLERİMİZ
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 05.12.2013, 00:21
  4. Topraktan altın tozu ayrıştırma,altın ayırma işlemi nasıl yapılıyor?
    By definesirlari in forum DEĞERLİ MADENLER VE TAŞLAR
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 21.04.2012, 13:45
  5. Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 14.07.2010, 17:47

Yer imleri

RSS RSS 2.0 XML MAP HTML SiteMap

Define İşaretleri