Günümüzde nüfusun artmasıyla birlikte temiz gıda ve su ihtiyacı da artmaktadır. Küresel ısınmaya bağlı olarak yer üstü su kaynakları hızla yok olmakta ve kuraklık sadece insanların değil tüm canlıların hayatını tehdit etmektedir. Yine artan nüfusu doyurmak için yeni tarım arazileri açılmakta fakat en önemli sorun bu arazilerde sulu tarım yapılmasını sağlayacak su kaynağına sahip olmaktır.

Yer altı su kaynaklarına ulaşabilmek için gelişmiş sondaj teknikleri kullanılsa da çok eski çağlardan beri kullanılan ”çatal çubuk” denilen aletlerle de bulunmaktadır. Altı bin yıldır bilinen bir yöntem olan çatal çubuğu Çin kitabelerinde Çin İmparatorunun elinde de görüyoruz. Sadece Antik Çin’de değil dünyanın farklı bölgelerindeki yazıtlardan ve duvar resimlerinden de anlaşılacağı gibi eski insanlar da günümüzde ”radyestezi” olarak bilinen ”insan vucudunun içindeki radyasyonun algılanması yeteneğini” biliyor ve kullanıyorlardı. Eski insanlarda çatal çubuk yöntemiyle toprak altında su ve maden araması yapmışlardır.

Dünya’da insan sağlığı, hayvan sağlığı, mineral, maden,su, arkeoloji, astroloji ve kriminoloji alanlarında kullanılan radyestezi yöntemiyle ilgili dernekler var. ‘Society of Dowsing’ adı altında internette bir çok sitede bir çok bilgiye ulaşıbiliyor. Rusya’da üniversitelerde ders olarak okutulmasına karşın ülkemizde henüz çok amatörce yer altı su kaynaklarını bulmak amacıyla yapılıyor.

Çatal çubukla su kısaca şöyle bulunuyor: Fındık ağacı çubuğu, dalı veya başka bir sezgisel araç metal çubuklar da (fakat çatallaştırılması ya da iki kolunun olması gerekir) olabilir. Arayan kişi altında mineral ya da su yatağının olduğundan şüphelendiği arazinin üzerinden yürürken çubuk iki elle (çubuğun uçları karşıya bakacak şekilde) tutulur. Çubuğu etkileyen maddeye yaklaşıldığında çubuk maddenin bulunduğu yöne doğru oynar, titreşir veya salınım yapar. Eğer yeraltında ise çubuğun uçları yeraltına doğru yönelir. Az rastlanılan bazı vakalarda çubuk o kadar kuvvetli bir şekilde hareket eder ki, arayıcının elinden kayıp gider.

Çatal çubuk sadece cisimlerin yaymış oldukları ışınlara karşı duyarlı kimseler tarafından kullanılabiliyor. Her cismin bir manyetik alanı olduğu ve bazı insanların da vücudunda bu manyetik ışınımları algılayabildiği bir yetenekleri olduğu kabul ediliyor.

Ülkemizde de çatal çubuk yöntemiyle su, maden, hazine bulan ve buldukları su ve maden kaynaklarını sondaj çalışmalarıyla kullanımın sağlayan kişiler bulunmaktadır. Bunlardan Mersin’de yaşayan Arif Canarslan yıllardır bu yöntemle bir çok arazide yer altı suyu bulduğunu hatta çatal çubukla tespit ettiği yer altı suyunun(yine kendi geliştirdiği kurşun küreleri aynı anda kullanarak) kaç metre derinlikte olduğunu ve kaç inç kalınlığında olduğunu tespit edebildiğini iddia etmektedir.