Niğde karatlı'da antik mezarlar
Niğde karatlı'da antik mezarlar
18.01.2007
Niğde Karatlı ve Dikilitaş bölgesi’ndeki kaya mezarlarına Niğde- Kayseri yolundan sağa dönüş yaparak sağlı sollu patates tarlalarının uzandığı asfalt yoldan Merkeze 36 kilometre uzaklıktaki Karatlı Kasabası’ndan ulaşılıyor. 1989 yılında belediye olan kasabada, Bizans, Roma hatta daha öncesinde de yerleşim olduğuna dair çokça veri bulunmaktadır. Karatlı Kasabası’nın ortasında bulunan Roma Kalesi'nden geriye çok az bir bölüm kalmıştır. O kısımdaki surlar da duvar olarak kullanılmaktadır. Kalıntılarından oldukça görkemli olduğu anlaşılan kalenin, ayakta kalan çok az bir sur parçasının çevresinin temizlenerek bir bilgi panosu ile kalıntı olarak yaşatılma şansı hala mevcut. Yöre halkı kale çevresinde define bulunduğuna inanıyor. Kale taşları çevredeki evlerde duvar taşı olarak kullanılmış. Halk, kalenin yakınındaki yıkıntının Manastır olduğu belirtiyorsa da yıkıntıların arasından görünen bir dehliz nedeniyle metrelerce uzanan bir yeraltı şehrine ulaşıldığı söyleniyor.Karatlı Kasabası'ndaki kaya mezarları Kayardı'yı geçtikten sonra çıkış yönünde uzanan avdide yer almakta. 15 tane kaya mezar ilk göze çarpanlardı. Gördüğümüz kadarıyla bu vadi bir dere yatağıydı ve zaman içinde dolmuş, vadi özelliğini yitirmiş. Temizlendiğinde mutlaka daha çok kaya mezar açığa çıkabilir düşüncesi ile çevreye baktım. Vadinin güney yamacında 11 kuzey yamacında 4 kaya mezar girişi vardı. Bir kaya mezar havaya uçurulmuş, çok sayıda yer oyulmuş, kaya mezarlarının içleri de talan edilmişti. Vadide kasabaya yakın bölgedeki kaya mezarın biri diğerlerinden farklı olarak iki katlı idi. Dönemin önemli kişilerinden birisine ait bir mezar olduğu düşünülebilir. Kaya mezarların kapıları kare ya da dikdörtgen ve bazıları kemerli yapılmış olup bir kişinin gireceği genişlikte. Kayalara oyularak yapılan mezar içlerinde kiminde iki kiminde üç mezar yeri, oturma alanı ve bazılarında da duvara yapılmış çizimler vardı. En ilginç olanı görülür durumda kalan dağ keçisini kovalayan köpek figürü olandı. Aynı zamanda her kaya mezarının girişinde de farklı işaretler mevcut. Kaya mezarları için gezi yolları yapılması, tanıtım panoları koyulması ve ilgi çekecek tanıtımlar yapılması dikkati bu bölgeye çekecektir.Kaya mezarlarının olduğu vadiden bir kilometre ötedeki kasaba mezarlığında bulunan mezar taşları da oldukça ilginç olup aralarında farklı özellikte olanlar var. Karatlı Tatarlar Mezarlığı olarak tanımlanan alan 24.01.1991 tarihinde 947 sayılı karar ile tarihi SİT alanı olarak belirlenmiş. Ancak alan korunmadığı gibi bir bölümü de yok edilip bir de verici direği dikilmiş. Duvar ile çevrili alanda 20’den fazla lahit taşını andıran mezar yeri var. Bazılarında bulunan şekiller, yazılar ve semboller Hitit dönemindeki işaretlere benziyor. Bir tek farklı taş ise Osmanlıca yazılı bir mermer taş. Bu taşın bulunduğu yerden alındığı ancak kendiliğinden sonra tekrar geldiği anlatılıyor. Bölge halkı tarafından orada yatanın önemli bir zat olduğuna inanılıyor. En azından bu sayede mezar taşı parçalanmaktan kurtulmuş.
Çevrede kaçak define avcıları tarafından oyulmuş yerler var. Taşların çoğu yerinden oynatılmış. Kiminin mezarları dahi parçalamış. Birden çok çocuk mezarı da o arada dikkat çekiyor. Bu tarihi mezar alanına yeni definlerin de yapılıyor olması duyarsızlığın bir göstergesi.Karatlı Kasabası’ndan ovaya dönüldüğünde zor bir yolculuktan sonra Kırkgöz Mağaraları'na ulaşılıyor. Çevrede onlarca yeraltı yapısı var. Bu bölgede batık bir kent karşımıza çıkıyor. Bir giriş yeraltı şehrine açılıyor. Girenlerin bir süre sonra koşullar nedeni ile geri döndüğü bu yeraltı şehri dışında çok sayıda odalı yapı var. Yeraltındaki yapıların hemen yanındaki kayalara oyulmuş kağnı izlerinin yer aldığı İpek Yolu olduğu söylenen yol net olarak görünüyor. Bölge inceleme araştırma ve ilgi için bekliyor.
Daha önceki lahit mezarları andıran taşlarla yapılmış mezarlığa ulaşıldığında Belediye'nin sondaj ve ağaçlandırma çalışmaları yaptığı ortaya çıkıyor. Oysa kimi lahit taşları toprağa gömülü duruyor. İçlerinden birisindeki kuş kabartmaları dikkat çekiyor. Çevredeki her lahit birbirinden farklı ama hepsi altı oyulmuş, yer değiştirmiş. Burada da mezarlar açılıp içinde bir şeyler aranmış, taşları ise taşımak olası olmadığı için bırakmışlar. Umuyoruz üzerinde şekiller olan mezar taşları envanterlenerek yazıları incelenir ve bölge korumaya alınır.