Sponsor Reklam-5
4 sonuçtan 1 ile 4 arası
  1. #1
    Status
    Offline
    TURAN-HAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kıdemli Defineci
    Üyelik tarihi
    29.05.2010
    Yaş
    58
    Mesajlar
    278
    Tecrübe Puanı
    9
    OTOMATİK REKLAM

    Standart ESKİ ÇAĞLARDA BÜYÜ

    Tarih boyunca, ve günümüzde de hala, din ve bilim birbirleriyle sürekli olarak çatışmaktadır. Bilim, dini hiçbir zaman kendine bir rakip olarak görmese ve din ile aynı “kulvar”da hiç bulunmasa da, din bilimi kendisinin "bir numaralı" düşmanı olarak görmüştür. Bu durumun sonucunda da bilim ister istemez dini ezmek zorunda kalmıştır. Bilimin ilerlemesinin önündeki en büyük engel dindir. Dinin egemen olduğu zamanlarda ve yerlerde bilim gerilemiştir. Çünkü bilim din önermelerinin yanlış olduğunu kanıtlamıştır. Din inanırları ve inandıranları, çıkarlarına ulaşmalarındaki tek engelin bilim ve bilimsel düşünce olduğunu çok iyi bilirler. Onlara kalsa bilim yalnızca cep telefonları, otomobiller, "kutsal" kitapları daha çok basabilecek matbaa araçları tasarlamak zorunda kalırdı. Onların arasında bugün bile bu türden buluşların karşısında olanlar bulunmaktadır. Ama bilimin etkinlik alan bunlarla sınırlı kalamaz. Bilim toplum hayatını etkileyebildiği ölçülde kendi görevini başarmış olacaktır.

    Bu tür bir çalışma, yani prehistorik çağlardaki "din" anlayışıyla günümüzdeki dinlerin bilimsel bir anlayışla karşılaştırılması, Türkiye'de henüz ciddi bir şekilde yapılmadı. Bu çalışmanın da bu boşluğu dolduramayacağı ortadadır. Muazzez İlmiye Çığ’ın “Kur'an, İncil ve Tevrat’ın Sumer’deki Kökeni” adlı çalışmasının verdiği bilgi, ilgilenilmeyen prehistorik çağlara ilişkin “dinsel” bilgi gizilgücünün çok büyük boyutlarda olduğunun sadece bir ipucudur.

    Prehistorik çağlardaki inanç anlayışını anlatmak için “büyü” sözcüğünü seçtim. Ama o dönemlerdeki inanç anlayışının yalnızca “büyü” ile sınırlı kalamayacağı ve yalnızca bir av büyüsü töreni olmadığı açıktır.

    2. Orta Paleolitik Çağ’da “Büyü”

    2.1. Ölü Gömme ve Yamyamlık

    İnsan inançlarndan en eskisi belki de "diğer dünya" inanışıdır. Ölü gömme “diğer dünya” inanışının en belirgin kanıtlarndan birisidir. Neandertal'ler tarafından oluşturulan Moustier işleyiminin ortaya çıkışından beri bazı insanların ölülerini gömdükleri ve en eski Neandertal mezarının Üst Pleistosen’deki Würm buzulunun başlarına tarihlendiği bilinmektedir (Arsebük 1995:89). Ölü gömme “diğer dünya” inancının bir kanıtı olmasa bile önemlidir. Çünkü gömülen ölüler, insan dışında hiçbi primatın görmediği bir saygı görürler; ölü gömme, ölmüş bireylere olan bağlılığın bir anlatımıdır (Lewin 1999: 203). Ölü gömmenin ileri evrelerinde ortaya çıkan bir olgu da ölüye mezarında sunulan hediyelerdir. Bu erkeklerin yalnızca erkeklere sunulduğu, kadınlara ve çocuklara sunulmadığı bilinmektedir. Şanidar’daki (Irak) bir Neandertal mezarında, ölüye hedile olarak şifalı bitkiler sunulmuştur. Bu örnek o dönemdeki insanların çevrelerini ne kadar iyi tanıdıkları hakkında bilgi de vermektedir (Arsebük 1995: 89).
    Monte Circeo'da bulunan kafatası; üzerindeki izleri insanların mı yoksa yırtıcı hayvanların mı yaptığı hala açık değil.

    Neandertal insanının yamyamlık yaptığına ilişkin bulgular Krapina (Yugoslavya), Monte Circeo ve Saccopastore’de (İtalya) bulunmuştur (Arsebük 1995: 91). Yamyamlıkla ilgili olduğu tartışılsa da, 1939’da Grotta Guarttari’de (İtalya) bulunan Monte Circeo I kafatası ilginçtir. Bu kafatasının tabanı açıldıktan sonra bir taş dairenin içine tepe taklak oturtulmuş ve yanına geyik kemiğinden (büyük olasılıkla o kemiklerin etrafında et de vardı) sunuları konmuştur. Bu kemiklerin de sırtlanlar tarafından taşındığı iddia edilmektedir (Lewin 1999: 205).
    Drahenloch'taki ayı kafatasına ayak kemiği geçirilmiş.

    Savona (İtalya) yakınlarındaki Cadı Mağarası’nda mağaranın girişinden yaklaşık 500 metre içeride hayvanı (ayıyı) andıran bir doğal dikit insanlar tarafından kil topaklarıyla vurulmuştur. Bu işin bir “oyun” olmadığı kesindir. Drahenloch Mağarası’nda (İsviçre) bulunan, yaklaşık 80-100 santimetre boyutundaki taşlardan oluşan, üzeri tek parça taşla örtülmüş “sandığımsı” bir şeyin içinde yüzleri mağara girişine bakan yedi adet ayı kafatası bulunmuştur. Yine aynı mağaranın iç kesimlerindeki duvarlardan birindeki doğal bir boşlukta altı adet ayı kafatası bulunmuştur. Bu kafataslarından birinin yüzüne bir ayıya ait ayak kemiği geçirilmiştir. Regourdou (Fransa) buluntu yerinde dikdörtgen şekyinde kazılmış ve üzeri yaklaşık bir ton ağırlığındaki bir taşla örtülmüş bir çukurda 20 kadar ayının kemikleri bulunmuştur (Arsebük 1995: 90).
    Regourdou; ayı kafataslarının üzeri ağır bir taşla kapatılmış.

    3. Üst Paleolitik Çağ’da “Büyü”

    Üst Paleolitik Çağ’da üretilen duvar kabartmaları ve duvar resimleri, tinsel ve büyüsel sanat eserleridir. Bu “sanat” eserlerinin en yoğun olarak bulunduğu yer İspanya’nın kuzeyi ve Fransa’nın güneyindeki Pireneler bölgesidir. Bu bölgedeki resimler, mağaraların aydınlık ve ulaşılması kolay olan yerlerinde değil, karanlık ve derin yerlerindedir. Bu resimlerin mağaraların karanlık yerlerinde olması, seyredilmek için yapıldıkları düşüncesini çürütür. Bu resimler birbirlerinin üstüne yapılmışlardır. Eski resimler, (seyredilmek için yapılmadıklarından, işlevlerini yitirdiklerinde) korunmamıştır.
    Lascaux Mağarası'ndaki resimler mağara sanatının en görkemli dönemine aittir.

    Mağara resimlerini de içeren Paleolitik sanat, zamansal ve biçimsel özelliklerine göre dört evreye ayrılır. İlk evre, yassı taş parçaları üzerine çizilen resimler ve çizgileri; ikinci evre, yassı taşların üzerine çizilen resimleri ve mağara duvarlarına yapılan “el basmaları” ve “el püskürtmeleri” denilen resimleri içerir. Üçüncü evre, mağara sanatnın doruğa ulaştığı evredir ve ünlü Lascaux Mağarası’nda bulunan resimler bu evreye aittir. Dördüncü evre, tarama ve gölgelendirme gibi ögelerin kullanıldığı resimleri içerir; bu son evrenin örneklerine Altamira Mağarası’nda rastlanılmaktadır. Bu evrede bazı mağara kabartmaları ve helkelcikler de yapılmıştır (Arsebük 1995: 101-102).

    Sungir gömülerinin üzerinde binlerce boncuk bulunmuştur.

    Avrupa’da Üst Paleolitik Çağ’a ait sanat eserleri sayıca oldukça fazladır; Avrupa’da 200’den fazla resimli mağara ve 10 binden çok süslemeli nesne bulunmuştur (Lewin 1999: 180). Mağara resimlerinde hayvanların bazen tek tek, bazen grup halinde betimlenmesine karşın, doğadaki hallerine uygun bir şekilde betimlenmeleri seyrektir. Üst Paleolitik dönemde en çok betimlenen hayvan at ve bizondur. Oysa bu iki hayvanın besin olarak çok fazla tüketildiği söylenemez. Bu iki hayvanın “ruhlar dünyası”yla iletişim kurmaya yaradığına inanıldığı düşünülmektedir (Arsebük 1995: 184-185).

    4. Sonuç

    Orta Paleolitik Çağ’da ölü gömme ile somutlaşmaya başlayan insan inançlarının kökü, şüphesiz Alt Palelitik Çağ’da da aranmalıdır. Bugün gökten indiği söylenen dinler bile en az 10 bin yıllık bir gelenekten beslenmektedir. Ancak Alt Paleolitik Çağ’da aranan bilgiler bulunabilir mi? Bu sorunun yanıtı gelecekte yapılacak araştırmalarla bulunabilir.

    https://www.defineyeri.net/

  2. #2
    Status
    Offline
    AMİRAL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yeni Defineci
    Üyelik tarihi
    13.06.2010
    Mesajlar
    21
    Tecrübe Puanı
    0
    OTOMATİK REKLAM

    Standart Ynt: ESKİ ÇAĞLARDA BÜYÜ

    çok değerli bir paylaşım eline sağlık

  3. #3
    Status
    Offline
    YALNIZ KURT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    Üyelik tarihi
    11.06.2010
    Mesajlar
    135
    Tecrübe Puanı
    9
    OTOMATİK REKLAM

    Standart Ynt: ESKİ ÇAĞLARDA BÜYÜ

    selamlar.ellerine sağlık sağol ustadım
    Vatan ne Türkiye'dir Türklere, ne Türkistan,
    Vatan büyük ve müebbet bir ülkedir; TURAN...

  4. #4
    Status
    Offline
    aga_0074 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Öğretici Defineci
    Üyelik tarihi
    20.04.2008
    Yer
    DİYARBAKIR_AMED
    Mesajlar
    4.893
    Tecrübe Puanı
    359
    OTOMATİK REKLAM

    Standart

    emegine saglik ekiden daha fazlayapilir ve inanilirdi...
    **İNANCA SAYGI DÜŞÜNCEYE ÖZGÜRLÜK**

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Büyü Türleri ve Dinlerde Büyü
    By aga_0074 in forum DEFİNECİLİKTE CİN-BÜYÜ VE TLSIMLAR
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 25.05.2014, 00:09
  2. Büyü Bozma Tılsımı
    By Kurt34 in forum DEFİNECİLİKTE CİN-BÜYÜ VE TLSIMLAR
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 11.12.2013, 02:31
  3. Büyü Çeşitleri
    By ömerxx in forum DEFİNECİLİKTE CİN-BÜYÜ VE TLSIMLAR
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 11.12.2013, 02:24
  4. Eski Çağlarda Büyü
    By aga_0074 in forum DEFİNECİLİKTE CİN-BÜYÜ VE TLSIMLAR
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 12.07.2013, 01:42
  5. Büyü, Büyücülük Büyü Hakkında
    By ömerxx in forum DEFİNECİLİKTE CİN-BÜYÜ VE TLSIMLAR
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 20.03.2012, 09:09

Yer imleri

RSS RSS 2.0 XML MAP HTML SiteMap

Define İşaretleri

Anadolu yakası nakliye firmaları