...Star haber ajansı...

Kim demiş kadından yönetici olmaz diye..aslında kadınlardır biz erkeklerin hayatını yöneten..bakın 2 bin 500 yıl önce bile bakın kadınlar nasıl yönetiyordu..buyrun okuyalım..
Antik Metropolis’in uyuyan
güzeli gün ışığını gördü. Başsız
kadın heykelini bin yıllık kale
duvarları saklıyormuş. 2
metrelik görkemli kadın heykeli
bin yıl önce inşa edilen kale duvarlarında “taş” olarak
kullanılmış. Geç hellenistik döneme ait kadın
heykelinin, metropolis’te
yöneticilik yapmış kadınlardan
birine ya da antik kent
meclislerinin koruyucu figürü
hestia’a ait olabileceği düşünülüyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve
Trakya Üniversitesi işbirliği,
Sabancı Vakfı, MESEDER
(Metropolis Sevenler Derneği) ve
Torbalı Belediyesi desteğiyle 22
yıldır sürdürülen Metropolis Antik Kenti kazı çalışmalarında
yeni eserler gün ışığına
çıkarılmaya devam ediyor. 1000 YILLIK KALE DUVARI YAPI
TAŞI OLMUŞ 2012 kazı çalışmalarında, sur
duvarına gömülmüş başsız,
giyimli bir kadın heykeli ortaya
çıkarıldı. Günümüzden yaklaşık
1000 yıl önce inşa edilen kale
duvarlarında yapı taşı olarak kullanılan mantolu kadın
heykeli, 2 metrelik boyu ile
Metropolis’in Geç Hellenistik
dönemdeki zenginliğini ve
görkemini gözler önüne seriyor. Metropolis Antik Kenti’ndeki
yazıtlar, kadın heykelinin,
Metropolis’te yöneticilik yapmış
kadınlardan birine ya da Antik
Kent Meclislerinin koruyucu
figürü Hestia’a ait olabileceğini gösteriyor. İZMİR ARKEOLOJİ MÜZESİNDE
SERGİLENECEK Kadın heykeli, Geç Hellenistik
Çağın en iyi korunmuş nadir
örneklerinden birisi olan Meclis
Binasının ortasından geçen sur
duvarının içinde yüzyıllardır
gün ışığına çıkarılmayı bekliyordu. Surun iki tarafından
da görülebilen heykel, bir
taraftan mermer bir taş
parçasını, diğer taraftan ise bir
heykelin boyun kısmını
andırmakta ve birbirinden ayrı iki parçaymış izlenimini
uyandırmaktaydı. Günışığına
çıkarılan kadın heykeli, arkeoloji
meraklılarıyla buluşmak üzere
İzmir Arkeoloji Müzesi’nde
sergilenecek. Kazı Başkanı Trakya
Üniversitesi Arkeoloji Bölümü
Öğretim Üyesi Doç. Dr. Serdar
Aybek, konuyla ilgili yaptığı
açıklamada “Kale duvarlarında
bulduğumuz, Metropolis Meclis Yapısına ait olan bu heykel ile
birlikte, yapının sunakları,
mimari bloklar ve yazıtlar yapı
taşı olarak kullanılmıştır.
Arkeolojik kazılar sırasında sur
çevresinde bulmuş olduğumuz çok sayıda heykeli İzmir Müzesi’ne
taşıdık.” dedi. Sabancı Vakfı Genel Müdürü
Zerrin Koyunsağan, kazı
çalışmalarında bulunan kadın
heykelinin Metropolis antik
kentinde yöneticilik yapmış bir
kadına ait olma ihtimalinin heyecan verici olduğuna dikkat
çekerek “Binlerce yıl önce
kadınların toplumda önemli
görev ve roller edinmelerinin,
kent yönetiminde söz sahibi
olmalarının çok anlamlı olduğunu düşünüyorum. Bu
heykelin bir kadın yöneticiye ait
olma ihtimali oldukça heyecan
verici… Sabancı Vakfı olarak
toplumsal cinsiyet konusunda
ülkemizde önemli çalışmalar üstleniyoruz. Destek verdiğimiz
Metropolis kazılarında ortaya
çıkan bu kadın yönetici heykelini
de, Vakfımızın çalışmalarıyla
örtüşmesi açısından ayrıca
anlamlı buluyoruz” diye konuştu. METROPOLİS HAKKINDA 1990’dan bu yana sürdürülen
kazılarla gün ışığına çıkarılmaya
çalışılan Metropolis Antik Kenti,
Torbalı ilçesine bağlı Yeniköy ve
Özbey köyleri arasındaki bir
tepede bulunuyor. Metropolis’in tarihi, kentin yakınlarındaki
Neolitik Çağ’daki ilk yerleşim
izlerinden Klasik Çağ’a,
Hellenistik Çağ’dan Roma ve
Bizans dönemlerine, Beylikler ve
Osmanlı tarihine kadar uzanıyor. Bugüne kadar yapılan kazılar
sonunda Antik Tiyatro, Peristyl
Evler, Stoa (Sütunlu Galeri),
Bouleuterion (Meclis Binası), biri
büyük diğeri küçük iki Roma
Hamamı, Gymnasion (Spor Salonu), Devlet Agorası,
Dükkanlar, Genel Tuvalet,
Sokaklar gibi antik kent
dokusunu oluşturan yapılar ve
mekanlar bulundu. Ayrıca bu mekanların kazı
çalışmaları sırasında seramik,
sikke, cam, mimari parçalar,
figürler, heykeller, kemik ve
fildişi eserler, pithos (depolama
küpü) ve birçok Hellenistik Dönem seramikleri ile maden
eserlerden oluşan 10 binin
üzerinde tarihi eser gün yüzüne
çıkartıldı. Kazılarda elde edilen
eserler, bugün İzmir Tarih ve
Sanat, İzmir Arkeoloji ve Selçuk Efes müzelerinde sergileniyor.