buyrun bir güzel haber daha sizlere..denizlideki antik kent ikinci efes olma yolunda yani buda demek oluyor ki dünya mirası yolunda. Denizli’deki Laodikya ikinci efes olacak
Anadolu’nun en eski
7 kilisesinden birine
sahip Denizli’deki
Laodikya antik
kentinde, kazıların
15. yılında ikinci bir Efes’in ortaya çıkarılması hedefleniyor. Antik kentte 9 yıldır sürdürülen kazı
çalışmalarında sergilenebilecek nitelikte
3 bin 50’nin üzerinde eser ortaya
çıkarıldı. Augustus heykeli başı,
Daidolses Aphroditesi, Knidos
Aphroditesi, Dionysos heykeli başları, Zeus heykeli başları, imparator
heykelleri, Hera heykeli, İmparatoriçe
heykeli gibi çok sayıda önemli
buluntuya ulaşıldı. Laodikya Kazısı Başkanı Prof. Dr. Celal
Şimşek, AA muhabirine yaptığı
açıklamada,Laodikya’da kazı
çalışmalarının 2003’te kendisinin
başkanlığında başladığını anımsattı. Kazıların ilk etapta 4 ay, daha sonra 6
ay sürdüğünü anlatan Şimşek, “Kazı
çalışmaları 2008’den itibaren 12 ay
üzerinden devam ediyor. Bunda en
önemli etki 18 Ağustos 2008’de Sayın
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ve eski Denizli Belediye Başkanı şimdi
milletvekili olan Sayın Nihat Zeybekci
arasında yapılan protokoldür” dedi. Laodikya’da kazı ve restorasyon
çalışmalarının birarada yapıldığını
kaydeden Prof. Dr. Şimşek, “Bu sayede
kesintisiz sürdürülebilir bir sistem
oluşturuldu ve restorasyon çalışmaları
için uzman ekipler yetiştirildi” diye konuştu. “KAZI ÇALIŞMALARI GEÇMİŞLE GÜNÜMÜZ
ARASINDA BAĞLANTI KURUYOR” Antik kentteki ana hedeflerden birinin
de yaşayan ve hareketli arkeoloji parkı
oluşturmak olduğunu ifade eden
Şimşek, kazı çalışmalarında gelinen
aşamaya ilişkin şu bilgiyi verdi: “Kazı çalışmaları aynı zamanda geçmişle
günümüz arasında bağlantıların
oluşturulmasını da sağlıyor. Bunların
başında Denizli’ninn sembolü olan
horoz, nar ve patlıcan kabartmaları ile
tekstilin 4 bin yıllık geçmişine ait dokuma tezgahı ağırlıkları, boya
atölyesi, yün boyaları ve kumaş
parçalarının ortaya çıkarılması yer
alıyor. Kentte sürdürülen kazı ve restorasyon
çalışmalarıyla Suriye Caddesi’nin 400
metrelik kısmı kazılarak restore edildi.
Doğu Bizans kapısı ve kuleleri, Doğu
Bizans çeşmesi kazılarak ayağa
kaldırıldı. 2 bin metrekare alanı kaplayan A Evi tamamen kazıldı ve
restorasyon çalışmalarının çoğu
tamamlandı. Doğu Sokağı 170 metre
açılarak çoğu ayağa kaldırıldı. Tapınak A
kazılarak ayağa kaldırıldı. Merkezi
Agora kazılmış, Merkezi Hamam’ın yarıya yakını kazıldı. Septimius Severus Anıtsal Çeşmesi
kazıldı ve restorasyon projeleri
hazırlandı. Propylon (Anıtsal Giriş),
Laodikeia Kutsal Haç Kilisesi kazıldı ve
restorasyon çalışmaları devam ediyor.
Batı ve Kuzey Tiyatroları’nda basamak temizleme çalışmaları yapıldı. Kuzey
Tiyatrosu yanında yer alan kiliseli
peristilli evde kazılar devam ediyor.
Kuzey Bazilikası’nın kazısı tamamlandı.
Stadyum caddesi 200 metre, Efes
Portikosu Caddesi 60 metre kazıldı. B Anıtsal Çeşmesi, Latrina (umumi
tuvalet) ve su deposu kazıldı. Asopos
Tepesi’nde 2 alanda kazı çalışmaları
sürdürülüyor. Güney Roma Villası
kazıları tamamlandı ve koruma
önlemleri alındı. Kent nekropolünün kuzey, güney ve batısında 285 mezar
kazıldı. Stadyum, Merkezi Kilise ve
Korinth Tapınağı portiğinde ise kazılar
devam ediyor.” “2015’TE KAZILARIN 15. YILI” Laodikya’nın günümüz modern şehir
planlamalarına ilham verecek nitelikte
olduğunu vurgulayan Şimşek, şunları
kaydetti: “Bu sayede geçmişle günümüz ve
gelecek arasında bağlantılar da
kurulabilecektir. Kentte sosyal ve dini
yapılar, ticari ve yönetim yapıları, sivil
konutlar belli bir sistem içinde yapılmış.
Ana caddelerin iki yanında portikler ve gerisinde dükkan sıraları bulunuyor.
Kentin ana merkezinin dışında
nekropoller (mezarlıklar) dört yönde
geniş alanlara yayılmış. Bu yönüyle
kentin mükemmel planlaması, planlama
içinde yapıların kullanım amaçlarının insan ölçeğinde yerleştirilmesi, öncelikle
altyapısının yapılması önemli.” Laodikya’nın kazılarak yeniden ayağa
kaldırılmasını, dünya kültür mirasına
kazandırarak gelecek kuşaklara
aktarılmasını sağlamayı amaçladıklarını
belirten Şimşek, sözlerini şöyle
sürdürdü: “Buradaki bir diğer amaç, insana önem
veren ve bölgenin depremselliğini de
kronolojik olarak sergileyen yaşayan bir
arkeoloji parkı oluşturmaktır. Antik kent
9 yılda ziyaretçi sayısı yükselen önemli
bir ören yeri haline gelmiştir. Özellikle Erken Bizans Dönemi’nde
Hristiyanlık için çok kutsal bir kent olan
ören yerinde Laodikeia Kilisesi ziyarete
açılınca bu sayı ikiye katlanacaktır.
Çünkü kent Anadolu’nun en eski 7
kilisesinden birine sahiptir. Hedef, 2015’te kazıların 15. yılında ikinci bir
Efes, yılda 2 milyon kişinin ziyaret
edebileceği bir kent ortaya çıkarmaktır.” “KENTİN KORUMAAMAÇLIİ MAR PLANI
YAPILDI” Laodikya antik kentinin altyapısı,
planlaması, caddeleri, çeşmeleri,
tiyatroları, dini yapıları, stadyumu,
hamamları, pazaryerleri, anıtsal giriş
kapılarıyla mükemmel bir planlamayı
yansıttığını ifade eden Şimşek, 9 yıldır devam eden kazılarda sergilenebilecek
nitelikte 3 bin 50’nin üzerinde eser
ortaya çıkarıldığını söyledi. Bu eserler içinde Augustus heykeli başı,
Daidolses Aphroditesi, Knidos
Aphroditesi, Dionysos heykeli başları,
Zeus heykeli başları, imparator
heykelleri, Hera heykeli, İmparatoriçe
heykeli ve başlarının yanı sıra çok sayıda heykel ile kabartmaların da yer
aldığını anlatan Prof. Dr. Şimşek, “Bunlar
kentte bir heykel atölyesinin varlığını
ortaya koymaktadır. Binlerce değişik
tiplerde seramikler, sikkeler, cam
eserler, bronz ve altın eserler ortaya çıkarılmıştır” dedi. Kazıların yanı sıra restorasyon,
konservasyon, çizim, kataloglama
çalışmaları da yapıldığını, tüm verilerin
Ark-Data sistemine girişinin
sağlandığını kaydeden Şimşek, “Tüm
antik kentin ulusal koda dahil haritası çizilmiş ve koruma amaçlı imar planı
yapılmıştır. Ayrıca kentin ana
merkezinin etrafı tel çit ile koruma
altına alınmıştır. Bilet gişesi, tuvalet ve
büfe yapılmış, kazı ve restorasyonlar
sayesinde yerli ve yabancı ziyaretçilerin artık yoğun ziyaret ettikleri bir ören
yeri konumuna gelmiştir” diye konuştu