Sponsor Reklam-5
3 sonuçtan 1 ile 3 arası
  1. #1
    Status
    Offline
    redkit - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Tecrübeli Defineci
    Üyelik tarihi
    03.03.2011
    Yaş
    49
    Mesajlar
    869
    Tecrübe Puanı
    16
    OTOMATİK REKLAM

    Standart Satılık fazla tarihi eser


    Satılık fazla tarihi eser
    20.02.2012

    Kültür Bakanlığı, müzelerde sergilenen ve benzerleri olan tarihi eserlerin satışına olanak sağlayan bir düzenleme yaptı. Bakanlığın bu düzenlemesine arkeoloji dünyası sert tepki gösterdi.
    Satılık fazla tarihi eser
    Kültür Bakanlığı, korunması gerekli taşınabilir kültür ve tabiat varlıklarının tasnifi, tescili ve müzelere alınmaları hakkında yönetmeliğin bazı maddelerinde değişiklik yaptı. Bu değişiklikleri içeren yönetmelik, 19 Ocak 2012 tarihli ve 28178 sayılı Resmi Gazete’de yayınlandı. Yeni düzenleme, tarihi eserlerin satışına olanak sağlıyor. Artık müzeler depolarında tutmaya gerek görmediği eserleri bir komisyon kurarak değer biçecek ve satacak. Yönetmeliğin 10. maddesindeki “Tasnif ve tescile tabi olup müzelere alınmasına gerek görülmeyen kültür ve tabiat varlıkları ile etütlük nitelikli kültür ve tabiat varlıkları” ile ilgili yapılan değişiklikte; “Müzeye getirilen ve bir yıl içinde sahiplerince geri alınmayan varlıklar devletçe satılabilir. Müzeye alınmasına gerek duyulmayan ve komiston tarafından etütlük eser olarak tasnif edilen taşınır varlıkların koleksiyonculara satışına izin verilir” deniyor.
    Arkeologlar Derneği İstanbul Şube Başkanı Doç.Dr. Necmi Karul tarihi eserlerin satışına imkan tanıyan yönetmelik değişikliğine tepki gösterdi. Karul, şunları söyledi: “Biz öğrencilerimize ilk derste, ‘Geçmişten günümüze kalan her şeyin ortak kültür mirası olduğunu ve onları değerli kılanın içerdikleri bilgi olduğunu’ söyleriz. Arkeolojik bir buluntuya maddi değer biçilmesi ve satılabilmesi, bir bakıma geçmişimizi alınıp-satılabilir hale getirir. Depolardaki eserler değerlendirilmek isteniyorsa; belirli sürelerle özel müze, sergi salonu gibi uygun ortamlarda, herkesin erişimine açılması koşulu ile böyle bir hizmet vermek isteyenlerden gelir elde edilebilir. Bu yönetmelik koleksiyonere avantaj sağlıyor. Ayrıca müzelerde ihtiyaç duyulmuyorsa, üniversitelere ders malzemesi olarak verilebilirler ya da özel müzelere kiralayabilirler.” Karul, “Örneğin Selçuklulara, Osmanlı dönemine ait bir çok balta, kılıç gibi savaş aletleri, Hititlere ait tabletler, Roma Bizans dönemine ait amforalar, sikkeler var. Bunların fazlası nasıl belirlenecek? Bu yönetmelikle belki yurtdışına eser çıkmaz ama halka ait olan eserler sadece özel koleksiyonlara girer. Bir eserin alınıp satılabilmesi etik olarak yanlış” dedi.


  2. #2
    Status
    Offline
    redkit - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Tecrübeli Defineci
    Üyelik tarihi
    03.03.2011
    Yaş
    49
    Mesajlar
    869
    Tecrübe Puanı
    16
    OTOMATİK REKLAM

    Standart Ynt: Satılık fazla tarihi eser

    SAHİBİNDEN SATILIK TARİHİ ESER!
    Kültür ve tabiat varlıklarıyla ilgili yönetmelikte yapılan değişiklikle artık tarihi eserler satılabilecek. Uluslararası ve ulusal yasalarla da çelişen ifadeler içeren değişikliğe arkeologlar tepki gösterdi.
    Sözkonusu değişiklik Korunması Gerekli Taşınır Kültür ve Tabiat Varlıklarının Tasnifi, Tescili ve Müzelere Alınmaları Hakkında Yönetmeliğin 10. maddesinde yapıldı ve 19 Ocak 2012’de 28178 sayılı Resmi Gazetede yayınlandı. 10. maddenin 4. fıkrasında şu ifadeye yer verildi: “Müzeye getirilen ve bir yıl içinde sahiplerince geri alınmayan varlıklar müzelerde korunabilir, durumlarına uygun olarak kayıt altına alınabilir veya usülüne uygun olarak Devletçe satılabilir”. 10. maddenin 5. fıkrasında ise “etütlük” olarak tasnif edilen ve müzeye alınması gerekmeyen eserlerin satılabileceği belirtiliyor.
    Prof.Dr. Sevil Gülçur, kazıda çıkarılan eserlerin üç kategoride incelendiğini kaydetti. “Yönetmelikte etütlük eserlere atıf yapılıyor. Burada müzeye gelen ancak müzenin kabul etmediği eserlerin kastedildiğini düşünmek istiyorum. Kazıdan çıkan ve üzerinde çalışılacak olan etütlük eserlerin satışı mı söz konusu? Olabilecek şey değil. Ha kaçak kazılarla SİT alanlarını talan etmişsiniz, ha bilimsel yöntemlerle kazı yapmışsınız. Hiç farkı yok”. Arkeologların söz konusu yönetmeliğe tepki göstermesi gerektiğini bildiren Gülçur, “bu yönetmeliği hazırlayanların oturup ellerini şakaklarına koyarak düşünmeleri lazım. Bu yönetmeliği hoş gören meslektaşlarımı da kınıyorum” diye konuştu.
    Emekli müzeci Dr. Şeniz Atik de, yönetmelikte geçen “etütlük eser” tanımının muğlak olduğuna dikkat çekti: “Örneğin, kazılardan müzeye getirilerek teslim edilen eserlerden müze envanterine alınmayıp etütlük olarak ayrılan eserlerin durumu nasıl değerlendirilecektir? Kazılardan gelen ve etütlük olarak ayrılan eserler, gözden çıkarılan eserler değildir, aksine bilimsel araştırmaların detaylandırılması ve uzun zaman içinde çalışmaların tamamlanması sırasında gerektiğinde tümlenerek, gerektiğinde analizler için kullanılabilecek nitelikteki eserlerdir. Yani gözden çıkarılan ya da oraya etütlük olarak ayrıldığı için satılacak ve dağıtılacak rastgele bir malzeme değildir”.
    Emekli müzeci Dr. Şeniz Atik, arkeolojik buluntuların koleksiyon yapmak ya da vitrin süslemek için toprak altından çıkarılmadığını da vurguladı. Atik, “arkeoloji, tarihi okuyan bir bilimdir ve kazı ile çıkarılan verilerinin de devlet güvencesinde korunması gerekir. Bunların evrensel bir boyutu da vardır, bu nedenle de sadece ulusal değil uluslararası yasalarla da korunurlar. Dolayısı ile çok sıradan bir iş gibi görünen bu durumun yeniden gözden geçirilerek, değerlendirilmesi ve bu maddede kastedilen etütlük ve satılabilecek nitelikteki objelerin neler olabileceğine açıklıkla belirtilmesinde ve tanımlanmasında yarar vardır. Bu haliyle bu madde her türlü yoruma ve istismara açık görünmektedir. Farkında olmadan da olsa bu değerlerin bir kez dağılmasına ve talanına izin verilirse dönüşü olmayan bir hataya neden olunabilir.”
    Prof.Dr. Mehmet Özdoğan ise eski eserlerin parayla ölçülmesinin yanlış olduğunu ve yönetmeliğin bu haliyle, eserleri piyasa açmaya olanak sağladığını belirtti. Eski eserlerin insanlığın ortak mirası olduğunu vurgulayan Özdoğan, “eski eserlerin dolaşımını dünyada bir önkoşulla yapabilirsiniz, eserin köken belgesi olması gerekir. Böylece eserin tahribi ve çalınması engellenir. Bu yapılmazsa eski eser kaçakçılığı ödüllendiriliyor demektir, bu köken belgesiyle desteklenmeli yoksa bundan Türkiye zarar görür” diye konuştu.
    Yönetmeliğin “alel acele, iyi yazılmamış” olduğunu kaydeden Özdoğan, özel koleksiyonlarla ilgili bir düzenleme yapmak istendiğini ancak hata yapıldığını bildirdi.

  3. #3
    Status
    Offline
    redkit - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Tecrübeli Defineci
    Üyelik tarihi
    03.03.2011
    Yaş
    49
    Mesajlar
    869
    Tecrübe Puanı
    16
    OTOMATİK REKLAM

    Standart Ynt: Satılık fazla tarihi eser

    BU YIL KAÇ PARALIK ESER TOPLADINIZ?
    ‘Korunması Gerekli Taşınır Kültür ve Tabiat Varlıkları’nın Tasnifi, Tescili ve Müzelere Alınmaları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’ yürürlüğe girdi. Ancak yönetmeliğin 5. maddesi büyük tartışmaya neden oldu. Arkeologlar ve müzeciler, müzelerden eser satılmasını gündeme getirebileceği söylenen maddenin değiştirilmesini istiyor: “Her yıl sonunda kazı başkanlarına şu soru yöneltilebilir: Bu yıl kaç paralık eser topladınız?”
    19 Ocak günü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren madde, müze dünyasında tartışma yarattı. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın “Her tür tarihi eser hareketi kayıt altına alınacak” diye savunduğu madde şöyle diyor:
    “Madde Değerlendirme Komisyonu tarafından müzeye alınmasına gerek duyulmayan tescile tabi taşınır kültür ve tabiat varlıkları, envanter bilgileri çıkartılarak müze emanetinde alıkonulur. Bu şekilde değerlendirilen taşınır kültür ve tabiat varlıkları ile komisyon tarafından etütlük eser olarak tasnif edilen ve müzeye alınmasına gerek görülmeyen taşınır varlıkların bakanlık denetimindeki özel müze veya koleksiyoncuların envanterlerine kaydedilmek üzere satışına izin verilir. Bir yıl içerisinde özel müzelere veya koleksiyonculara devri gerçekleşmeyen bu taşınır kültür ve tabiat varlıkları durumlarına uygun olarak müzelerde kayıt altına alınır.”
    Ancak müze ve arkeoloji dünyasından birçok isim maddeye tepkili.
    Arkeologlar Derneği’nden ismini açıklamak istemeyen bir üye:
    ”2863 sayılı yasa arkeolojik eserleri devlet güvencesi altına alır. Bu haliyle devlet geçmişe ait eserleri toplumun ortak mülkiyeti olarak görür ve bu doğru, çağdaş bir yaklaşımdır. Bilim insanları için ise eser sadece bilgi kaynağıdır. Depolardaki eserler değerlendirilmek isteniyorsa üniversitelere verilebilir ya da uygun ortam ve açık sergileme koşuluyla ödünç olarak verilebilir. Ayrıca yönetmelik akıl karıştırıcı; müze takdir komisyonunun uzmanlığından hangi eserlerin satılabileceğine ya da kimlerin bu ticareti yapabileceğine kadar birçok şeyin ucu açık bırakılmış. Böyle bir pazarın açılmasıyla ülkemiz uluslararası düzeyde olumsuz etkilenir. Müzeler kültür varlıklarını satarak para kazanan kurumlara dönüştürülmemeli. Müzeci ya da arkeologların ‘Bu yıl kaç liralık eser topladınız?’ sorusuyla karşılaşmamalarını umuyoruz.”
    Arkeolog Şeniz Atik: “Kazılarda bulunan eserler önce kazı envanterine kaydedilir, kazı sezonu sonunda ise müzelere teslim edilir. Bunlar müzede yeniden değerlendirilerek, müze envanterine alınması gerekenler tespit edilir. Müze envanterine kaydedilecek nitelikte bulunmayanlar ise etütlük olarak ayrılıp listelenerek depolara yerleştirilir. Etütlük olarak ayrılanlar, satılacak, dağıtılacak eserler değildir. Aksine gerektiğinde kullanılabilecek nitelikteki eserlerdir. ”
    Eski Ayasofya Müzesi Müdürü Erdem Yücel: “Etüdlük tarifi çok iyi yapılmalı. Anadolu’da bir müzeye göre bir Kuran müzelik değerde. Ancak Topkapı Sarayı uzmanına göre bu İstanbul’da satılık olabiliyor. Çünkü İstanbul’da bu eserden çok var. Devlet müzesinin eser satması ne demek? Çok çirkin bir durum. Urartu dönemi bir matara kazıdan paramparça çıkar. Müzeye getirin o parçalara direk etüdlük der. Ancak restore edip piyasada satın. Yani bunun önünü alamazsınız.”
    Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada düzenleme şöyle savunuldu: “Özel müze izni ya da koleksiyon izin belgesi iptal edilenlerin koleksiyonlarında bulunan eserlerin yanı sıra aralarında yapacakları eser hareketlerine ilişkin işlemler düzenlenmiştir. Devlet müzesine alınmasına gerek duyulmayan özel koleksiyon eserleri ile etütlük nitelikli eserlerin bakanlığımız denetimindeki diğer bir koleksiyoncu veya özel müzeye satılması yoluyla kültür varlığının kayıt altına alınması ve denetim amaçlanmıştır. Ayrıca özel müze ve koleksiyoncular tarafından satın alınması düşünülen eserlerin de mutlak surette önce bakanlık müzesine getirilerek belgelendirilmesi ve devletin rüçhan hakkını (öncellikli satın alma hakkı) kullanması daha anlaşılır hale getirilmiştir.”

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. IŞİD’in Tarihi Eser Kaçakçılığı
    By aga_0074 in forum DEFİNE & ARKEOLOJİ HABERLERİ
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 17.02.2015, 13:37
  2. tarihi eser işaretleri
    By Kurt34 in forum DEFİNE İŞARETLERİ
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 27.07.2012, 13:35
  3. Gümüşhanede tarihi eser yakalandı
    By redkit in forum DEFİNE & ARKEOLOJİ HABERLERİ
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 21.03.2012, 20:41
  4. Bingöl'de tarihi eser kaçakçılığı
    By redkit in forum DEFİNE & ARKEOLOJİ HABERLERİ
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 13.03.2012, 20:43
  5. Muğla'da tarihi eser operasyonu
    By TURAN-HAN in forum DEFİNE & ARKEOLOJİ HABERLERİ
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 04.06.2010, 07:00

Yer imleri

RSS RSS 2.0 XML MAP HTML SiteMap

Define İşaretleri

Nasıl Polis Olurum