Eski yunan kavimlerinden bizans’ın son dönemlerine kadar devam etmişlerdir,
yunan kavimleri ayak bastıkları her yerde bu sanatın gelişmesine devam etmişler, bu sanatla uğraşan sanatkarlar; kaya,mermer seramik gibi cisimlerin üzerine çeşitli şekiller resimler semboller yaparlardı, İslam tarihindeki hattatlar gibi… Epigrafi sanatı sadece define şifrelemekle meşgul olmamışlardır.Genel olarak süsleme yazma gibi işlerle meşgul olmuşlardır.
mezar taşlarına ve mezar yakınlarda bulunan ana kayalara yazılan yazılar, yapılan şekiller semboller genelde mezarda yatan insan hakkında bilgi vermektedir. Buna benzer bir kavim hakkında, inanç ve mezhepleri hakkında bilgi verilirken yazı işle değil de bir şekille izaha çalışıldığı görülmektedir.
Maalesef definecilik yapan insanlar, bilgi noksanlığı içerisinde olduklarından her gördükleri işaretleri, sembolleri define olarak yorumlamaktadırlar,
Resmi yolla yapılan kazı çalışmalarında nerdeyse tüm çalışmaların boşa çıkması bize taşlar,kayalar seramik ve mermer gibi cisimlerin üzerine yapılan her şekil, her sembol defineyi ifade etmediğini öğretmektedir.