Ur’un Kral Mezarları
Ur’un Kral Mezarları
Sümer şehirlerinden biri olan Ur’daki kraliyet mezarlarında bugüne kadar keşfedilmiş en çarpıcı arkeolojik hazinelerden bazıları bulunmuştur.Burada 1922 – 34 yılları arasında on iki yıl sürmüş ve dünyanın ilk medeniyetlerinden birinin ayrıntılı bir resmini ortaya çıkarmış olan İngiliz arkeolog Sir Leonard Woolley’nin önderliğinde yapılmıştır.
Ur’da Woolley, bir mezarlık keşfetti ve bu mezarıkta 1840 mezar bulunuyor. Bunlardan on yedi tanesi büyük olasılıkla krallar ya da önemli devlet adamları için inşa edilmişti, çünkü diğerlerinden daha geniş ve daha sağlam yapılmışlardı.Mezarlardan iki tanesi bozulmadan günümüze ulaşmış. Bu mezarlar Ur kralları Akalamdug ve Meskalamdug’a aitti ve MÖ yaklaşık 2500’e tarihleniyordu.
Şaşırtıcı bir bulgu ise kral ve kraliçelerle birlikte gömülen insanların sayısıydı. Büyük Ölüm Çukuru olarak bilinen en büyük mezarda 74 kişinin iskeleti vardı; bunlar büyük olasılıkla -efendilerine sonraki yaşamda da göz kulak olmak için- zehir içerek kendilerini öldüren saray mensupları ve hizmetçilerdi. Ancak bu, Mezopotamya’da insan kurban edildiğine dair bulunmuş tek örnektir, dolayısıyla bunun bir gelenek olup olmadığı kesin değildir.
İngiliz arkeolog Leonard Woolley’in keşfettiği 16 kraliyet mezarının en mükemmeli Puabi’ye aittir. Puabi Birinci Ur Hanedanı döneminde yaşayan ve hükümdarlar arasında önemli statüye sahip olan Sümer kadın.
Puabi’nin mezarı
Dönemin kraliçesi Puabi için yapılan cenaze töreni oldukça dikkat çekicidir. Çeşitli kaynaklarda bu törenle ilgili bilgiler aktarılmıştır. Kraliçenin ölü bedeninin eşsiz bir ihtişamla süslendiği, vücudunun üst kısmının altın ve gümüşten boncuklarla ve lacivert taşı, kırmızı akik, Kadıköy taşı, babakoru gibi kıymetli taşlardan incilerle bezenmiş bir örtüyle örtüldüğü; örtünün aşağısındaki püsküllerin, yine aynı taşlardan yontulmuş incilerden yapıldığı aktarılmıştır. Ayrıca kraliçenin başına ağır bir peruk, onun üstüne de taç yaprakları mavi ve beyaz ağır kakmalarla bezenmiş som altın çiçeklerden, gürgen ve söğüt yapraklarından bir başlık takıldığı da görülmüştür. Kulaklarını süsleyen küpelerde, ölünün yanı başına konulmuş mücevherlerde, iğnelerde ve ihtişamlı başlıklarda altının parıldadığı söylenmiştir. bunların yanı sıra 3 kadın hizmetçisi de Puabi’ye eşlik edenler arasındadır.
Bu hücrenin bitişiğinde bulunan “ölüm” çukuruna Puabi’nin eşyaları yerleştirilmiştir.


Ölüm çukurunda bulunanlar,
Büyük kıyafet sandığı,
Kırmızı, beyaz ve mavi mozaiklerle donatılmış ve bir çift öküzün ardına bağlanmış, kızaklı savaş arabası,
Oyun tahtası,
İki adet süslir,
Çukurun rampalı girişinde, bellerinde bakır hançerleri olan 5 erkek nöbetçi,
Savaş arabasının yakınında öküzlerin bakımı ile sorumlu 4 seyis,
Puabi’ye öteki dünyada eşlik edecek olan, iki sıraya serili 13 kadın hizmetçi,
Altın ve gümüş alaşımı su bardağı.